Rigs türkçesi Rigs nedir

  • Hile yapmak (seçimde vb.).
  • Hile ile yönetmek.
  • Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak).
  • Giydirmek.
  • Düzmece bir şekilde kurmak.
  • Donatmak.
  • Çıkarlarına göre değişiklik yapmak.
  • Süslemek.
  • Allayıp pullamak.
  • Teçhiz etmek.
  • Uyduruvermek.
  • Hile karıştırmak.
  • Teçhizat.
  • Yalancıktan yapmak.

Rigs ingilizcede ne demek, Rigs nerede nasıl kullanılır?

Brigs : Brik. İki direkli gemi. Gemi hapishanesi. İki direkli yelkenli. Askeri hapishane.

Frigs : Aylaklık etmek. Otuz bir çekmek. Boşa geçirmek. Masturbasyon yapmak. Cinsel ilişkiye girmek. Vakit öldürmek. (cinsel) ilişkiye girmek. Mastürbasyon yapmak.

Grigs : Küçük yılanbalığı.

Prigs : Ahlaken kendini üstün gören kuralcı kişi. Fazilet. Ukala. Hırsız. Doğruluk. Bilgiç. Aşırmak. Yürütmek. Herkese ahlak hocalığı yapan kimse. Kendini beğenmiş.

Sprigs : Budamak. Ufacık dal parçası. Filizcik. Başsız çivi. Filiz. Delikanlı. Başsız çivi çakmak. İnce dal. Bahar dalı. Fışkın.

Oil rig : Sondaj kulesi. Petrol kuyusu platformu. Petrol platformu. Petrol kulesi.

Jury rig : Geçici gemi direği ve serenler. Eğreti donanım.

Lateen rig : Üçgen yelken teçhizatı.

Rig the market : İşine geldiği gibi fiyatları değiştirmek. Belirli bir hisse senedini büyük miktarlarda satın alarak piyasanın kontrolünü geçici olarak ele geç. Piyasayı oynatmak.

 

Boring rig : Sondaj aleti. Sondaj tesisatı. Sondaj donanımı.

İngilizce Rigs Türkçe anlamı, Rigs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rigs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Four in hand : Kravat. Dört atlı araba.

Fitting out : Elbiselerini giymek. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. İhtiyaçlarını sağlamak. Elbiselerini karşılamak. Gerekli ekipmanlarla donatmak.

Appointments : Eşya. Donanım. Atamalar. Randevular. Döşeme.

Gild the lily : Güzelliğine güzellik katmaya kalkmak. Göklere çıkarmak. Güzel olan bir şeyi güzelleştirmeye çalışmak. Güzeli daha da güzelleştirmeye çalışmak. Zaten çok güzel olan bir şeyi gereksizce süslemek.

Bedizening : Rüküşçe giyinmek. Rüküş giyinmek. Süsleyip püslemek.

Stanhope : New jersey eyaletinde yerleşim yeri. İki kişilik at arabası. İowa eyaletinde şehir. Tek kişilik hafif araba. İngiltere'de yerleşim yeri.

Outfits : Malzeme. Donatma. Takım. Araç gereç. Aletler. Birlik. Donatı. Donatım.

Trap : Bezemek. Pissu döşemindeki kokuların binaya yayılmasını önleyen araç. Sifon. Tuzağa düşürmek. Su ürünlerinin bir hazne içerisine girip yakalanmasını sağlayarak, kaçmasına engel olan geliştirilmiş av araçları. Tongaya bastırmak. Ata süslü koşum takımı geçirmek. Tuzak. Ata süslü çul örtmek. Tuzak kurmak.

Oil rig : Sondaj kulesi. Petrol platformu. Petrol kulesi. Petrol kuyusu platformu.

Attiring : Giyinmek. Kıyafet. Kılık. Giyinip kuşanmak. Kisve. Süs. Giyim. Giysi.

Rigs synonyms : hansom cab, array, shay, drill rig, horse drawn vehicle, gild the pill, attires, accoutering, apparel, embroider, garnish, accouterment, sugar the pill, improvise, cabriolet, arming, drosky, gig, extemporizes, fancy up, equipment, equip, gilds, accommodate with, apparatuses, barouche, attired, accoutrement, appoint, accouterments, rig up, axletree, concocted.

 

Rigs zıt anlamlı kelimeler, Rigs kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Çözmek. Açmak. Gevşemek. Çözülmek. Koyuvermek. Gevşetmek.