Riveting türkçesi Riveting nedir
- Dikkat çeken.
- Sürükleyici.
- Çekici.
- Perçin.
- Merak uyandıran.
- Hayran bırakan.
- Perçinleme.
- Çok ilginç.
- Perçin yapma.
- Perçin eki.
Riveting ile ilgili cümleler
English: It's a riveting story.
Turkish: O sürükleyici bir hikaye.
Riveting ingilizcede ne demek, Riveting nerede nasıl kullanılır?
Riveting hammer : Perçin yapımında kullanılan çekiç. Perçinleme çekici. Perçin çekici.
Riveting machine : Perçin makinesi. Perçin tezgahı. Perçinleme makinesi.
Rivet head : Perçin kafası. Perçin başı.
Bevelled rivet : Konik perçin. Konik perçin.
Brake lining rivet : Durduraç tabanını pabuca tutturmaya yarayan perçin çivisi. Fren balatası perçini. Durduraç taban perçini.
Explosive rivet : Patlar perçin. Tabanca perçini.
Riveted : Perçinli. Cezbedilmiş. Büyülenmiş. Perçin yapılmış. Metal pimlerle tutturulmuş. Ağzı açık kalmış. Perçinlerle bağlanmış. Perçinlenmiş.
Riveters : Perçinleyici. Perçinleme makinesi. Nesneleri perçin kullanarak birbirine bağlayan kimse veya makina. Perçin çekici. Perçinci. Perçinleyen kimse veya makina.
Rivet : Dikmek (göz). Bir noktaya dikmek. Sıkıca bağlamak. Perçinle tutturmak. Bağlamak. Konsantre olmak. Kenet mili. Perçin çivisi. Perçinlemek. Perçin cıvatası.
Rivets : Dikmek (göz). Konsantre olmak. Perçinlemek. Bağlamak. Bir noktaya dikmek.
İngilizce Riveting Türkçe anlamı, Riveting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Riveting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Suspenseful : Endişeli. Süspans dolu. Şüpheli. Merak içinde. Meraklandıran.
Suspensive : Durdurucu. Erteleyici. Uzaklaştırıcı. Askıda. Askıya alınan. Tereddüdlü. Ara verdirici. Meraklandıran. Ertelenen.
Breakdown lorry : Onarım aracı. Tamir kamyonu. Çekici araç. Kurtarıcı. Araçları bozuldukları yerde onarma amacıyla, onarım takımlarıyla donatılmış taşıt. Arıza kamyonu.
Allure : Çekmek. Cezbetmek. Aklını çelmek. Aklını başından almak. Ayartmak. Çekicilik. Cazibe. Albeni. Aklını başından almak (argo terim).
Attractants : Çekici (madde). Çeken madde. Çeken. Atraktant.
Fastmoving : Süratli. Akıcı. İlginç. Hızlı.
Rivet : Bağlamak. Kenet mili. Konsantre olmak. Perçinlemek. Bir noktaya dikmek. Sıkıca bağlamak. Perçin cıvatası. Dikmek (göz). Perçinle tutturmak.
Conspicuous : Belli. Belirgin. Dikkat çekici. Aşikar. Cazip. Göze çarpan. Apaçık. Dikkati çeken. Kolayca görünen.
Un put downable : Elden düşürülemez. Elden bırakılmayacak kadar ilginç.
Challenging : İlgi çekici. İddialı (sporda). Meydan okuyan. Boyun eğmez. İddialı. Zorlu. Kamçılayıcı. Mücadeleci. Dürtücü.
Riveting synonyms : fascinating, bonnie, salient, glaring, absorbing, adorable, engaging, engrossing, arrestive, alluring, unput downable, griping, allures, allured, attracting, very interesting, spellbinding, intriguing, salients, bewitching, appealing, attractor, stop pin, gripping, attractant, affinitative, enthralling, attractive, interesting, fluent.
Riveting zıt anlamlı kelimeler, Riveting kelime anlamı
Uninteresting : Cansız. Meraksız. Çekici olmayan. Yavan. İlgi çekmeyen. İlginç olmayan.
Riveting ingilizce tanımı, definition of Riveting
Riveting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of spreading out and clinching the end, as of a rivet, by beating or pressing. The act of joining with rivets.

Bu kısımda Riveting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Riveting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Riveting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Riveting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.