Rivet türkçesi Rivet nedir

  • Kenet mili.
  • Perçin.
  • Dikmek (göz).
  • Konsantre olmak.
  • Bir noktaya dikmek.
  • Perçin cıvatası.
  • Bağlamak.
  • Sıkıca bağlamak.
  • Perçinle tutturmak.
  • Perçin çivisi.
  • Perçinlemek.

Rivet ile ilgili cümleler

English: It's a riveting story.
Turkish: O sürükleyici bir hikaye.

Rivet ingilizcede ne demek, Rivet nerede nasıl kullanılır?

Rivet head : Perçin kafası. Perçin başı.

Bevelled rivet : Konik perçin. Konik perçin.

Brake lining rivet : Durduraç taban perçini. Fren balatası perçini. Durduraç tabanını pabuca tutturmaya yarayan perçin çivisi.

Copper rivet : Bakır perçin. Tutturmak için olan bakır cıvatalar.

Explosive rivet : Patlar perçin. Tabanca perçini.

Riveting machine : Perçinleme makinesi. Perçin makinesi. Perçin tezgahı.

Riveted : Perçinli. Perçin yapılmış. Metal pimlerle tutturulmuş. Perçinlerle bağlanmış. Büyülenmiş. Cezbedilmiş. Ağzı açık kalmış. Perçinlenmiş.

Riveter : Perçin çekici. Perçinleyen kimse veya makina. Perçinci. Nesneleri perçin kullanarak birbirine bağlayan kimse veya makina. Perçinleme makinesi. Perçinleyici.

Split rivet : Yarık perçin.

Fasten with a rivet : Perçinlemek.

İngilizce Rivet Türkçe anlamı, Rivet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rivet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attaching : Bağlanmak. Bie e-posta mesajına eklenti ekleme. Tutturmak. Eklemek. Yüklenmek. Bağlantı. İzafe. Takma. El koymak.

Assigns : Saptamak. Tahsis etmek. Atamak. Feragat edilen. Devretmek. Göreve seçmek. Belirlemek. Devredilen. Vermek.

Affiliating : Kabul etmek. Katılmak. Üyeliğe kabul etmek. Üye olmak. Katmak. Yakınlaşmak. Evlat edinmek. Birleştirmek. Birleşmek. Üye olarak almak.

Ornament : Süs eşyası. Övünç kaynağı. Takı. Bezeme. Süs. Süslenme. Aksesuar. Süslemek. Süsleme. Donatmak.

Astricted : Kısıtlamak. Tutturmak. Sınırlamak.

Stud : Yaka düğmesi. Damızlık. Çivilemek. Aygır. Dikme. Bir şahsın beslediği atlar. Damızlık at. Izgara. Direk.

Attribute : Atıfta bulunmak. Simge. Hamletmek. Sembol. Doğal özellik. Bir nesneye yüklenebilen nitelik ya da yüklem. Atıf yapmak. İnanmak. Öznitelik.

Engulf : İçine çekmek. Yutmak. Yok etmek.

Centres : Yoğunlaşmak. Çevresini dönüp dolaşmak. Ortaya gelmek. Ortaya yerleştirmek. Merkezde toplamak. Merkezde toplanmak. Ortalamak.

Ornamentation : Süsleme. Polen ya da herhangi bir yapının üzerindeki süs, desen. ornamentasyon. Süs. Tezhip. Ziynet. Süslenme. Takı.

Rivet synonyms : cerebrate, centralise, attribute to, attaches, riveting, focalise, make fast, assign, listen, accessing, pored, cogitate, rivets, astrict, centralising, affix, clinched, fasten with a rivet, pin, pore, take heed, clenches, rest on, centre, focus, spanned, soak up, think, center, spanning, clinching, affiliates, arrange.

Rivet zıt anlamlı kelimeler, Rivet kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Koyuvermek. Çözmek. Açmak. Gevşetmek. Gevşemek. Çözülmek.

Rivet ingilizce tanımı, definition of Rivet

 

Rivet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to rivet two pieces of iron. A pin or bolt headed or clinched at both ends. To fasten with a rivet, or with rivets. A metallic pin with a head, used for uniting two plates or pieces of material together, by passing it through them and then beating or pressing down the point so that it shall spread out and form a second head.