Road junction türkçesi Road junction nedir

  • Kavşak.
  • Yol kavşağı.
  • İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit.
  • Yol ağzı.

Road junction ingilizcede ne demek, Road junction nerede nasıl kullanılır?

Road : Dış liman. Şose. Demirleme yeri. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Kara yolu. Uyulan ilke. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği yer. Karayolu. Yol. Demiryolu (amerikan ingilizcesi).

Junction : Birleşme yeri. Bağlantı noktası. Yol ağzı. Kavşak. Ağız. Bağlama. Buat. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Eklem. Kesişim noktası.

Road bed : Yol tabanı. Platform.

Road bridge : Karayolu köprüsü. Yol köprüsü.

Road building : Yol açma çalışmaları. Yol inşaatı. Yol yapımı.

Road construction : Yol inşaatı. Yol yapımı.

İngilizce Road junction Türkçe anlamı, Road junction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Road junction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Junctions : Birleşme yeri. Dörtyol ağzı. Bağlantı noktası.

 

Interchange : Takas. Değişme. Araçların giriş ya da dönüş yapabildiği ve bir hız yoluyla diğer bir yolun kesiştiği kavşak. Birbirinin yerine geçmek. Değiştirmek. Değiştirme. Yer değişmek. Yerlerini değiştirmek.

Conflux : Kesişme noktası. Birlikte akma. Bir akarsuya karışan küçük dere. İki suyun birleşme yeri. İzdiham. Birleşme.

Cross road : Kesişme. İki yolun kesiştiği yer. Bağlantı yeri.

Cross roads : Dörtlü dik kavşak. Bağlantı yeri. İki yolun kesiştiği yer. Kesişme. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Interchanges : Değişme. Takas. Birbirinin yerine geçmek. Değiştirmek. Değiştirme. Takas etmek. Değiştokuş etmek. Yer değişmek. Değiş tokuş etmek.

Jct : Kesişme. Geçit. Bağlantı. Buluşma noktası. Birleşme noktası.

Intersection : Kesme. Kesit. Kesişme. İki eğrinin kesişme noktası. Arakesit. Bileşke. Kesişim. Çeşitli biçim ya da görüşlerin ortak bir noktada buluşması durumu.

Confluences : Birlikte akma. İzdiham. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Birleşme. Kalabalık. Kesişme noktası. Irmakların birleşmesi. Bir arada akma.

Road junction synonyms : carrefour, crossing, junction, crossway, intersections, confluence, crossroad.