Rockfall türkçesi Rockfall nedir

  • Kayaların yuvarlanması.
  • Taşların yuvarlanması.
  • Kaya uçması.
  • Kaya düşmesi.
  • Kayaların düşmesi.
  • Sağlam ya az ufalanmış kaya kütlelerinin dik yarlardan, dağ, yamaç ve tepelerinden, altı oyulmuş koyak aklanlarından koparak aşağı düşme, yuvarlanma ya da yıkılma devimi.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Rockfall ingilizcede ne demek, Rockfall nerede nasıl kullanılır?

Rockfalls : Kaya düşmesi.

Rockfish : Kayalar arasında yaşayan ve kenarlarında koyu şeritler olan yenebilir kuzey amerikan balığı. Çizgili levrek. Kaya balığı. Kayalar arasında yakalanmış çeşitli market balıklarının etlerinden (az yağlı) her biri. Taşbalığı.

Rockfishes : Çizgili levrek. Kaya balığı. Taşbalığı. Kayalar arasında yakalanmış çeşitli market balıklarının etlerinden (az yağlı) her biri. Kayalar arasında yaşayan ve kenarlarında koyu şeritler olan yenebilir kuzey amerikan balığı.

Rock and roll : Hadi başlayalım. Rakınrol. Rock. Rock and roll tarzı müzik. Rock'n'roll.

Rock asphalt : Kaya asfaltı.

Rock bottom prices evaluation method : Varlığın dengelem günündeki geçerli ederinin tümdeğerinden düşük olması nedeniyle geçerli eder temel alınarak yapılan değerleme yöntemi. En düşük ederle değerlendirme yöntemi.

Rock breaking : Kaya kırma. Mekanik parçalanma. Günlük sıcaklık ayrımlarının güçlü olduğu karasal iklimlerde, özellikle çöl ve dağlarda, yerli kayaçların, ısınıp soğuma, donma, çözülme olaylarının birbirini izlemeleri sonunda çatlayıp ufalanmaları.

 

Rock bed : Kaya tabanı. Kaya taban.

Rock burst : Kaya patlaması.

Rock bottom : En düşük düzey. En düşük fiyat düzeyi. Minimum (ücret vb). Asgari. En az. Kaya tabakası. En düşük nokta. En aşağı düzey. En düşük seviye. Varılabilecek en düşük düzey.

İngilizce Rockfall Türkçe anlamı, Rockfall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rockfall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Herb : Zayıf veya güçsüz mahkum. Bitki. Şifalı bitki. Yemeklere tat vermek için kullanılan bitki. Toprak üstü gövdeleri genelde yeşil renkli olan ve ikincil kalınlaşmanın olmadığı bitkiler. Nebat. Yabani ot. Ot. Öneri.

Absolute age : Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş. Mutlak yaş.

Abyss : Tamu. Hufre. Boşluk. Dibi olmayan çukur. Uçurum. Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Varta. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi. Algonkiyen.

Saxifraga : Taşkıran.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

 

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi.

Adventive cone : İlerleme konisi. Parazitik koni. Ek koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Rockfall synonyms : strawberry saxifrage, mossy saxifrage, saxifraga sarmentosam, western saxifrage, mother of thousands, saxifraga hypnoides, saxifraga aizoides, star saxifrage, saxifraga oppositifolia, saxifraga stolonifera, yellow mountain saxifrage, herbaceous plant, fair maids of france, genus saxifraga, norman rockwell, saxifraga occidentalis, meadow saxifrage, saxifraga stellaris, saxifraga granulata, purple saxifrage, starry saxifrage, strawberry geranium, abysal environment, alkali rocks, after shock, aggregats, saxifrage, rock fall, agricultural geology, abrasive power, rockfalls, breakstone, acid fumarole.