Rollings türkçesi Rollings nedir
- Yuvarlanış.
- Yuvarlanan.
- Gürleme.
- Dalgalı (deniz).
- Yuvarlama.
- Yuvarlanma.
- Sallantı.
- Yalpalama.
- Yalpa.
- İnişli yokuşlu (arazi).
Rollings ingilizcede ne demek, Rollings nerede nasıl kullanılır?
Trollings : Diğerlerini karşılık verme konusunda cezbetmek için mesaj panosuna bilerek yanlış mesajlar gönderme (internet). Oltayla balık avlayan bir kimsenin hareketi. Misinayı su içerisinde çekerek balık avlama.
Rolling back : Aşağı çekmek (fiyat). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtma yazılarının altında yer alan döner yüzey. Düşürmek. Ucuzlatmak. Döner diplik.
Rolling boil : Yaş yakma. Kjeldahl yöntemiyle ham protein analiz yönteminin birinci basamağı olup yem örneğinin konsantre sülfürik asit, katalizör ve ısı etkisiyle yakılması işlemi.
Rolling capitals : Döner sermeye. İşletme sermaye. İşletme sermayesi. Döner sermaye.
Rolling crusher : Silindirli kırıcı. Yuvgulu kırıcı.
Rolling friction : Haddeleme sürtünmesi. Yuvarlanma sürtünmesi.
Rolling stage : İleri-geri ya da sağa-sola ray üzerinde kaydırılabilen sahne. Kayar görünçlük. Antik tiyatrodaki, kimi oda içi sahneleri göstermek amacıyla, arkadan itilerek tekerlekler üzerinde oyun yerine getirilen sahne. Öne arkaya, sağa sola devindirilebilen görünçlük çeşidi. Kayar sahne. Antik yunan tiyatrosunda görülen, arkadan gelen, kimi oda içi sahnelerini sunmak amacıyla, oyun yerine itilerek tekerlek üzerinde getirilen sahne, küçük düzey. Tekerlekli sahne. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
Rolling herd average : Rha. Dalgalı sürü ortalaması.
Rolling stone : Durup dinlenmeden orada burada gezinen kimse. Bir dalda durmayan kimse. Çok gezen kişi. Serbest. Yuvarlanan taş. Seyyah. Bir baltaya sap olmayan tip. Çok gezen. Avare avare dolaşan kimse.
Rolling press : Ütü makinesi. Hadde tezgahı. Merdane. Silindirli pres. Merdaneli pres. Baskı makinesi.
İngilizce Rollings Türkçe anlamı, Rollings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rollings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Turning about : Vazgeçmek. Bir masalın yeni bölgesel değişkininin, tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması, bk. değişkin. Geriye döndürmek. Geriye dönmek. Altüst etmek.
Waddling : Paytak paytak yürümek. Badi badi yürüme. Badi badi yürümek.
Pitching : Blokaj. Baş kıç vurma. Sendelemek. Fırlatma. Sunmak (mal). Eğimli olmak. Baş-kıç hareketi. Düşmek. Yalpalamak. Yerleştirmek.
Roaring : Gırtlak felci. Uğuldama. Kükreme. Çok büyük. Hararetli. Uğultu. Gürleyen. Gürültü. Kapış kapış satılan.
Quandary : Kuşku. Şaşkınlık. Kararsızlık. Şüphe. İkilem. Tereddüt. Tereddüd. İkircim. Hayret.
Fulminates : İnfilak etmek. Yasaklama getirmek. Patlatmak. Patlamak. Patlayıcı madde. Verip veriştirmek. Gürlemek. Parlamak. Ateş püskürmek.
Rounding : Yuvarlaklaştırma. Ünlü yuvarlaklaşması. Yuvarlatma. Yuvarlaklaşma. Kavrama kolaylığı sağlamak amacıyla ondalık sayıların ondalıklarını en yakın tam sayıya indirgeme. Kavislendirme. Düz bir ünlünün, yanındaki dudak ünsüzünün veya söz içindeki yuvarlak bir ünlünün etkisiyle yuvarlak sıradan ünlüye dönüşmesi: bedük > böyük > büyük; biber > büber, savıl- > savul-, nevbet > növbet > nöbet, yabız > yavuz vb. yağmur, avuç, savur- (<sagur-), kavur- (<kagur-), kavuk (<kaguk (?) vb. sözlerdeki dudak benzeşmesine aykırı durum, bu sözlerin yanlarındaki dudak ünsüzlerinin etkisi ile eski türkçedeki yuvarlak biçimlerini korumuş olmaları ile ilgilidir. || dudak ünsüzlerinin yanlarında bulunmadıkları halde, düz ünlüsü yuvarlaklaşmış sözler serpintiler biçiminde anadolu ağızlarında vardır. çez-> çöz-, alış- > olış-, çeşme > çöşme, ek- > ök-, çekirge > çökürge, ertesi > örtesi, cep > cöp vb. bk. ünlü yuvarlaklaşması.
Precession : Ekseni çevresinde dönmekte olan nesnenin, eksen doğrultusunu pek değiştirmeden ancak küçük bir açıda yaptığı tarama. Devinme olayı. Bir eksen çevresinde dönen bir cismin, dönme eksenine dik bir kuvvet çifti etkisinde kalınca dikleşik bir üçüncü eksen çevresinde dönmeye başlaması. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Yer'in dönme ekseninin ortalama kutup çevresinde ağır ağır dönmesi; başka deyimle topacın kafa sallamasını andıran bir koni devimi yapması. bu olayın sonucu olarak ilkbahar noktası her yıl 50", 26 geriye kayar.
Wallowed : Yuvarlanmak. Debelenmek. Zevklenmek. Ağnamak. Yuvarlanma (içinde). Çamurlu çukur. Çamurda yuvarlanmak. Çimmek. Ağnak.
Fulminate : Patlamak. Verip veriştirmek. Patlayıcı madde. Gürlemek. Yasaklama getirmek. Fulminat. Parlamak. İnfilak etmek. Ateş püskürmek.
Rollings synonyms : rolled, churning, libration, vibrato, trilled, quandaries, rocking, trundles, wallows, tumblings, peal, trundlers, roily, wallow, grogginess, rollovers, tremor, rollover, wabbles, trundler, wabble, heelings, rumbling, roiled, booming, heeling, agitated, wobbling, roar, fulminated, lurch, gimbaling, wuthering.
Rollings zıt anlamlı kelimeler, Rollings kelime anlamı
Unpronounceable : Telaffuz edilemeyen. Telaffuzu mümkün olmayan.
Rollings antonyms : unagitated.

Bu kısımda Rollings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rollings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rollings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rollings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.