Rudiments türkçesi Rudiments nedir

Rudiments ingilizcede ne demek, Rudiments nerede nasıl kullanılır?

Rudiment : Rudiment. Temel bilgi. Ön bilgi. Dumura uğrayan organ. Eksik organ. İşlevini yitirmiş organ. İşlevini yitiren organ. Eskiden belirli bir görevi olup bugünkü nesilde körlenmiş, çok az veya hiç işlev görmeyenyapı veya organ, rudimenter, rudimentum.

Rudimental : Temel. Tam gelişmemiş. Dumura uğramış. İlkel. Olgunlaşamamış.

Rudimentary : Tam gelişmemiş. Olgunlaşmamış. Temel. İptidai. Rudimenter. İlkel. İlk öğrenilen. Basit. Gelişmemiş.

Uterus rudimentarius : Uterus rudimentaryus. Fremartin düvelerde veya beyaz düve hastalığının bazı biçimlerinde görülen gelişmemiş döl yatağı.

İngilizce Rudiments Türkçe anlamı, Rudiments eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rudiments ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Data : Malumat. Deneysel ölçme sonucu bulunan nicelik ya da sayı. Bilgiler. Bilgi. Bir gözlem yordamı ya da ölçme aracıyla elde edilmiş ve çeşitli düzeylerde işlenerek çözümlenmiş bilgi gereci. Bir gözlem ya da ölçülere ilişkin olarak verilmiş değerler. Olaylar. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, fizik, kimya, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bilimsel sonuçlara varabilmek için gerekli olan deneyler veya gözlemlerden elde edilen nicel veya nitel değerler. Bir sanat eserine veya edebi bir esere temel olan ana ilke.

 

Essentials : Zorunluluklar. Ana hatları. Ana hatlar. İhtiyaçlar. Yaşam ve sağlık için gerekli şeyler. Temeller. Temel öğeler.

Lawings : Dava. Usul. Hukuk. Kaide. Yasa. Nizam. Fen bilimlerinde kanun. Adalet. Kanun.

Element : Ana unsur. Küçük bir miktar. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Öge. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri. Bütünün gerekli parçası. Amil. Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine yerilen genel ad. Eleman.

Beginning : Baş. Başlangıç noktası. İptida. Esas. Kaynak. Başlangıç çekidi. Neşet. Köken. Başlama.

Basal : Taban. Tabana ilişkin. Esaslı. Esas ile ilgili. Esas. Baz alınan. Esasa ait. Asal. Bazal.

Lawing : Nizam. Fen bilimlerinde kanun. Dava. Adalet. Kanun. Hukuk. Usul. Kaide. Yasa.

Alphabet : Alfabe. Abece. Çok uzun mahkumiyet. İlkeler. Bilgisayar, bilişim, eğitim, gramer alanlarında kullanılır. Bir dilin seslerini gösteren harflerin kararlaşmış bir sıraya göre dizilmiş takımı. okuma öğreneceklere harfleri ve okuma yolunu gösteren kitap. Bir dilde kullanılan yazaçların sıralanmış tüm takımı. Bir dilin seslerini yazıya geçirmek için kullanılan işaretlerin tümü, itibari ve belirli bir sıraya konmuş harfler topluluğu. kaynaklandıkları asıllara göre köktürk alfabesi, uygur alfabesi, arap alfabesi, latin alfabesi, kiril alfabesi, ibrani alfabesi, çin alfabesi, japon alfabesi gibi alfabeler vardır. ayrıca belirli alfabe sistemlerine dayandırılarak geliştirilmiş milli alfabeler ve transkripsiyon alfabeleri vardır: latin alfabesi temelinde türk milli alfabesi, türk transkripsiyon alfabesi vb.

 

Backdrop : Sahne arka perdesi. Dip perdesi. Fon. Dip bezemini örten perde. Sahnede arka perde. Arka perde. Perde arkası. Zemin. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bedrock : Köken. İşin gerçeği. İşin aslı. Temel kaya. Temel prensip. Anakaya. Ana kaya. Yerli kayaç.

Rudiments synonyms : backbone, general provisions, abecederian, the beginning, base, keynotes, gospel, law, doctrines, back drop, backdrops, keynoted, cause, nuclei, bedrocks, baselines, first step, alphabets, baseline, canon, initiative, abecedarians, toe hold, rules, doctrine, keynote, guideline, bases, baselined, basement, basis, basics, fact.