Rumbled türkçesi Rumbled nedir

Rumbled ile ilgili cümleler

English: My boss grumbled at me about my work.
Turkish: Patronum işim hakkında bana homurdandı.

English: Ali grumbled.
Turkish: Ali homurdandı.

English: He grumbled about the way they treated him.
Turkish: Onların ona davranış tarzı hakkında söylendi.

Rumbled ingilizcede ne demek, Rumbled nerede nasıl kullanılır?

Grumbled : Gümbürdemek. Mızırdanmak. Gürlemek. Söylenmek. Mırıldamak. Yakınmak. Homurdanmak. Guruldamak. Dırdır. Mırıldanmak.

Rumble box : Sahnede gök gürültüsü sesini vermede kullanılan özel yapısı olan sandık. Gök gürültüsü sandığı.

Rumble cart : Gök gürültüsü sesi çıkartmaya yarayan arabaya benzeyen aygıt. Gök gürültüsü arabası.

Rumble : İçyüzünü anlamak. Anlamak. Sezmek. Gümbürdemek. Gümbürtü. İçini okumak. Gürültü. Çakmak. Karnı guruldamak. Gürlemek.

Rumbler : Rom. Gürleyen gümbürdeyen veya haykıran kimse veya şey.

Grumblers : Homurdanan kimse. Dırdırcı. Halinden şikayetçi kimse.

Crumble up : Un ufak olmak. Küçük parçalara ayrılmak.

Rumblers : Gürleyen gümbürdeyen veya haykıran kimse veya şey. Rom.

 

Grumbler : Homurdanan kimse. Halinden şikayetçi kimse. Dırdırcı.

Rumbles : Gurlamak. Gürültü. Guruldamak. İçini okumak. Gümbürdemek. Gümbürtü. Anlamak. Sezmek. Karnı guruldamak. Haykırmak.

İngilizce Rumbled Türkçe anlamı, Rumbled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rumbled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scold : Darılmak. Paylamak. Çıkış yapmak. Ders vermek. Tanlamak. Zılgıt vermek. Çıkışmak. Haşlamak. Terslemek. Azarlamak.

Thudded : Küt. Pat sesi. Pat. Düşme sesi. Pat diye düşmek. Düşme sesi çıkarmak. Ağır bir şeyin yere düşünce çıkardığı ses.

Grumbles : Söylenmek. Yakınmak. Mızırdanmak. Homurdanmak. Dırdır etmek. Mırıldanmak. Mırıldamak.

Beetled : Çıkıntı yapmak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış. Tokmak. Böcek. Kınkanatlı böcek. Sarkmak. Dövmek. Kakmak. Çomak. Çıkıntı yapılmış.

Apprehend : Endişe etmek. Kavramak. İdrak etmek. Tutuklamak. Korkuyla beklemek. Tevkif etmek. Korkmak. Yakalamak.

Detect : Algılamak. Meydana çıkarmak. Farketmek. Hissetmek. Belirlemek. Ortaya çıkarmak. Saptamak. Bulmak. Keşfetmek.

Crash : Hızla iflas etmek (işyeri). İflas etmek. Sabahlamak. Kırılma. Kırılmak. Düşmek (kaza sonucu). Çarpışmak. Büyük bir gürültü yapmak. Düşmek.

Bawled : Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Yüksek sesle ağlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bağırmak. Haşlamak. Zırlamak. Bas bas bağırmak. Feryat etme. Haykırış.

Rumbled synonyms : quetch, grumble, rumbles, rumble, chirm, clamoring, brayed, call to, sound off, detected, penetrate, bray, clout, drive in, antedated, dinned, complain, clamored, charivari, anticipates, bawls, affraying, ascertains, flashed, appreciate, kvetch, divine, fulminated, grumbled, be aware of, ascertain, ballyhoo, clash.

 

Rumbled zıt anlamlı kelimeler, Rumbled kelime anlamı

Cheer : Yardım etmek. Umutlandırmak. Yüreklendirmek. Cesaretlendirmek. Şenlendirmek. Neşeli sesler çıkarmak. Alkışlamak. Destekleyici şekilde bağırmak. Sevinçle bağırmak. Teselli etmek.

Tidy : Çöp sepeti. Derleyip toplamak. Temizlemek. Tertip. Ivır zıvır kutusu. Çok. Toparlamak. Şık. Temiz. Epey.