Rummer türkçesi Rummer nedir

  • Büyük bardak.
  • Büyük içki bardağı.

Rummer ile ilgili cümleler

English: I'm telling you could be a professional drummer.
Turkish: Profesyonel bir davulcu olabileceğini söylüyorum.

English: The drummer was Tom.
Turkish: Davulcu Tom'du.

English: Ali is the best drummer I know.
Turkish: Ali tanıdığım en iyi baterist.

English: Ali is a good drummer.
Turkish: Ali iyi bir baterist.

English: He marches to the beat of a different drummer.
Turkish: Farklı bir trompetçinin ritmine göre yürür.

Rummer ingilizcede ne demek, Rummer nerede nasıl kullanılır?

Rummers : Büyük bardak.

Drummer : Pazarlamacı. Seyyar satıcı. Davulcu. Trampetçi. Gezginci ticaret görevlisi. Davul veya trampet çalıcısı. Baterist.

Drummers : Seyyar satıcı. Trampetçi. Baterist. Pazarlamacı. Davul veya trampet çalıcısı. Davulcu. Gezginci ticaret görevlisi.

Kettledrummer : Timbal çalan kimse.

Beau brummel : Daha sade kesim ve süslü boyunbağı içerecek şekilde erkek giyim modasında devrim yaratan britanyalı adam. George bryan brummel (1778-1840). Gösteriş düşkünleri için gayriresmi olarak kullanılan bir terim.

Rummage sale : Hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı. Bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı. Yardım dernekleri yararına yapılan kullanılmış eşya satışı. Kullanılmış eşya satışı. Elde kalan malların haraç mezat satışı. İkinci el eşya satışı. Tapon mal satışı. Eski eşya satışı.

 

Rummager : Didik didik arayan kimse. Deyatlı bir araştırma yapan kimse.

Strummed : (kadın) mastürbasyon. Zımbırdatmak. Kötü çalmak. Tıngırdatmak. Çalmak. Telli çalgıyı tıngırdatmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Tıngırtı. Kulak tırmalayan ses. Acemice çalmak.

Rummaged : Didik didik aranmış. Didik didik aramak. Araştırmak. Aramak.

Rummage out : Araştırarak bulmak. Araştırıp bulmak.

İngilizce Rummer Türkçe anlamı, Rummer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rummer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stoups : Kutsal su kabı. Tas. Maşrapa (isk.). Maşrapa.

Tumbler : Hacı yatmaz. Hacıyatmaz. Döner boşaltıcı. Sapsız bardak. Tetik düzeni. Kapı mandalı. Taklacı. Mandal. Büyük su bardağı.

Beakers : Geniş ağızlı büyük bardak. Bardak. Laboratuvar bardağı. Geniş ağızlı kap. Beher kabı. Beherglas. Labaratuar bardağı. Deney şişesi. Geniş bardak.

Steins : Bira bardağı. Büyük bira bardağı.

Stoup : Kutsal su kabı. Tas. Maşrapa (isk.). Maşrapa.

Glass : Cam kavanoza koymak. Cam takmak. Büyüteç. Cam ile donatmak. Gözlük camı. Cam. Kadeh. Camlamak. Bardak. Cam eşya.

Schooner : Golet. Bira bardağı. Özellikle sherry içilen büyükçe kadeh. İki direkli yelkenli. Uskuna. Uşkuna. Büyük bira bardağı. Uzun içki bardağı. Büyük şarap bardağı.

Tumblers : Kapı mandalı. Su bardağı. Su bardağı (büyük). Hacı yatmaz. Büyük su bardağı. Mandal. Bardak. Taklacı güvercin. Perendeci.

 

Schooners : Uşkuna. Uskuna. Golet. İki direkli yelkenli gemi. Özellikle sherry içilen büyükçe kadeh. Büyük şarap bardağı. Bira bardağı. Gulet. İki direkli yelkenli.

Rummer synonyms : rummers, drinking glass, steining, beaker, stein.

Rummer ingilizce tanımı, definition of Rummer

Rummer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large and tall glass, or drinking cup.