Run out of time türkçesi Run out of time nedir

  • Birinin vakti kalmamak.
  • Zamanı tükenmek.
  • Zamanı bitmek.
  • Zamanı kalmamak.

Run out of time ile ilgili cümleler

English: We've run out of time.
Turkish: Zamanımız tükendi.

English: You've run out of time.
Turkish: Zamanın kalmadı.

Run out of time ingilizcede ne demek, Run out of time nerede nasıl kullanılır?

Run : Yürürlükte olmak. Gidip gelmek (arasında). Oynatmak. Aday göstermek. İşlemek. Gitmek (gemi). Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Yönetmek. Geçerli olmak. Geçiş.

Out : Yanmak. Dışarı çıkarmak. Ortaya çıkmak. Kendini belli etmek. Meydana çıkmak. Nakavt etmek. Dışarı. Kovmak. Dışarıda. Dışarı atmak.

Of : -dan. -den. Den. Yüzünden. -nin. -nın. İle ilgili. Karşı. Nin. -li.

Time : Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Ayarlamak. -in zamanını ölçmek. Saat tutmak. Süre. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Müddet. Vakit. Tempo tutmak. Süre tutmak.

Run out of : Bir şeyin tükenmesi. Bir stokta tükenmek. (birşeyin) tükenmesi. -i tüketmek. Tükenmek. -den dışarı atmak. Tüketmek. Bir şeyin bitmesi. Bitmek. Bitirmek.

 

Out of time : Temposuz. Tempoya aykırı. Temposu bozuk. Gecikmiş. Zamanı kalmamış. Vadesi geçmiş.

Run out of money : Paraları bitmek veya tükenmek. Parasız kalmak. Para suyunu çekmek. Kesenin dibi görünmek. Parası bitmek.

Run out : Sona ermek. Bitmek. Bitirmek. Kovalamak. Bitmek (süre). Sona ermek (süre). Dışarı atmak. Sızmak. Süresi dolmak. Dışarı koşmak.

Run out of steam : Buharın bitmesi. Hırsı veya şevki veya hevesi tükenmek. Pili bitmek. Sıfırı tüketmek. Yakıtın bitmesi. Hevesi veya coşkusu kalmamak. Enerji veya gücün tükenmesi.