Run to türkçesi Run to nedir

  • -e koşmak.

Run to ile ilgili cümleler

English: Ali wondered how many minutes it would take him to run to the bus stop.
Turkish: Ali onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.

English: Hope is when you suddenly run to the kitchen like a mad man to check if the empty chocolate cookie box you just finished an hour ago is magically full again.
Turkish: Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.

English: Ali had to run to catch the bus.
Turkish: Ali otobüsü yakalamak için koşmak zorunda kaldı.

English: I had to run to catch the bus.
Turkish: Otobüsü yakalamak için koşmak zorunda kaldım.

English: First, I'd turn off the fire and then I'd run to a safe place.
Turkish: Önce ateşi söndüreceğim sonra güvenli bir yere koşacağım.

Run to ingilizcede ne demek, Run to nerede nasıl kullanılır?

Run : Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Otlatmak. Kaçmak. Sürü halinde gitmek. Geçerli olmak. Çalıştırmak. Sürmek. Gitmek (gemi). Koşarak geçmek. Yarışmak.

To : Arasında. İle. İla. Kadar. E. -mek -mak (mastar). Kala. Oranla. Ya. Göre.

Run to seed : Tohuma kaçmak. Kuvvetten düşmek. Güçten düşmek. Tohuma kalkmak. Eski gücünü kaybetmek.

 

Run to waste : İsraf olmak. Ziyan olmak.

Run a blockade : Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Bir ablukadan kaçınmak. Bir kuşatmadan kaçmak. Ablukayı yarmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run a business : İşi yönetmek. Bir işi yönetmek. Çekip çevirmek. İşi çekip çevirmek.