Running türkçesi Running nedir
- İçinde bulunulan.
- Sürekli.
- İşlek.
- Çalışma.
- Koşma.
- Cari.
- Koşarak yapılan.
- Kaçamak.
- Cerahatli.
- Koşan.
- Akan.
- Peşpeşe.
- İdare etme.
- Arka arkaya.
- İşleme.
- Akıntı.
- Koşu.
- Tekrarlanan.
- Koşuş.
- Kaygan.
- Genel.
- Yönetme.
- Dansçının dans adımlarıyla koşması.
- İşleyen.
- İdare.
- Adım sırasında, kısa bir süre iki ayağın birden yerden kesilmesiyle oluşan hızlı yer değiştirme.
- Üst üste.
- İltihaplı.
- Jimnastik alanında kullanılır.
- Akar.
- Koşu (koşma).
- İşletme.
- Oynar.
Running ile ilgili cümleler
English: A mouse is running around the room.
Turkish: Bir fare odanın etrafında koşuyor.
English: A dog was running after a cat.
Turkish: Bir köpek bir kediyi kovalıyordu.
English: A boy came running towards me.
Turkish: Bir çocuk koşarak bana doğru geldi.
English: A dog is running in the park.
Turkish: Bir köpek parkta koşuyor.
English: A lot of boys are running in the park.
Turkish: Parkta bir sürü delikanlı çalışıyor.
Running ingilizcede ne demek, Running nerede nasıl kullanılır?
Running account : Cari hesap. Açık hesap. Anında verilen haber.
Running average time : Devingen ortalama süresi. Çalışma ortalama süresi.
Running bill : Satakta dönüşüm yapan borç belgitleri. Sürümdeki belgitler.
Running board : Marşpiye. Kimi binitlerin iki yanında bulunan, ayak basılacak biçimde uzun, yatay düzlem. Basamak. Marşpiyer.
Running cost : İşletme gideri. Düzenli günlük aktivitelerin harcamaları. İşletme masrafları. Değişken maliyet. Bir döşem ya da aygıtın kullanılma gideri.
Running in place : Yerinde say. Yer değiştirmeden yapılan tempolu yürüyüş.
Running current : Birbiriyle sürekli iş ilişkisinde bulunan iki kişinin karşılıklı borç ve alacaklarını her defasında nakden ödeyip tahsil etmek yerine bunları borç ve alacak kalemleri halinde bir hesaba yazıp, belirlenen bir tarihte hesabın kesilmesiyle doğacak bakiyeyi borçlu durumdaki tarafın alacaklısına ödeyeceğine ilişkin sözleşme. İki kişi arasındaki alacakların belirli bir süre sonucunda arıtımı yapılmak üzere karşılıklı borçlu ve alacaklı sayışımlara ayrıntılı olarak yazılması. Cari hesap. İşler sayışım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Running heading : Yinelenen başlık.
Running forward roll : Atlama araçları üzerinden takla atarak aşma. Taklalı atlama.
Running in : Rodaj. Rodaj (motor alıştırılması).
İngilizce Running Türkçe anlamı, Running eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Running ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Business organization : Ticari kuruluş. İş organizasyonu. Ticari şirket. Firma. Şirketlerin ortaklığı. Ticari teşebbüs. Ticarethane. Ticari örgütlenme. İşletme ortaklığı. İş örgütleme.
Exoteric : Anlaşılır. Harici. Kolay anlaşılır. Eksoterik. Dışrak. Sıradan.
Gubernation : Yönetim.
Lubricous : Dönek. Yağlama özelliği olan. Zampara. Kaypak.
Successive : Ardıl. Dayanışmalı. Ardarda gelen. Ardışık. Ardarda. Birbirini izleyen. Peş peşe. Birbiri ardına. Üst üste olan.
Acarus : Örümceğe benzeyen küçücük hayvan. Böcekçik.
Dupes : Dolandırmak. Enayi. Dolaba koymak. İşletmek. Kandırmak. Gırgır geçmek. Aldatmak. Üçkağıda getirmek. Açmaza getirmek.
Phlogistic : Flojistik.
Guidances : İşaret. Yönlendirme. Kılavuzluk. Rehberlik. Kılavuz. Yol gösterme. Sevketme.
Directions : Yönetim. Yönergeler. Direktörlük. Talimat. Kullanma talimatı. İstikamet. Tarife. Alıcı adresi. Yönerge.
Running synonyms : draw play, sorest, running play, sorer, end run, running game, real estate, creamier, greasiest, landed property, labour, ruling, sweep, trot, dept, runoff, effluence, angry, repeating, underclothing, greasy, running water, leaking, frequented, endeavouring, festering, angrier, over and over, received, attend school, broadest, gear, arms held forward downward.
Running zıt anlamlı kelimeler, Running kelime anlamı
Standing : Durma. Ayakta duran. Saygınlık. Sabit. Yer. Şöhret. Yürürlük. Süreklilik. Pozisyon. Sürekli.
Sporadic : Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Dağınık. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Seyrek. Ara sıra görülen. Sporadik.
Running ingilizce tanımı, definition of Running
Running kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Moving or advancing by running. As, the running was slow. The act of one who, or of that which runs.

Bu kısımda Running kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Running ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Running anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Running ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.