Running board türkçesi Running board nedir

  • Basamak.
  • Marşpiye.
  • Kimi binitlerin iki yanında bulunan, ayak basılacak biçimde uzun, yatay düzlem.
  • Marşpiyer.

Running board ingilizcede ne demek, Running board nerede nasıl kullanılır?

Running : Akıntı. Peşpeşe. Koşu. İdare. Kaçamak. Yönetme. Koşuş. Cari. Koşu (koşma). Oynar.

Board : Meclis. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tahta döşemek. Sörf. Mukavva. Yolcu almak. Tecimevi, iş yerlerinin kapılarına asılan ve yapılan iş çeşidi ile bu işe ilişkin özel ve tüzel kişi iyeliğini kapsayan göstergeç. Binmek. Gemiye binmek. Sofra.

Running account : Açık hesap. Anında verilen haber. Cari hesap.

Running average time : Çalışma ortalama süresi. Devingen ortalama süresi.

Running bill : Sürümdeki belgitler. Satakta dönüşüm yapan borç belgitleri.

Running cost : Değişken maliyet. Bir döşem ya da aygıtın kullanılma gideri. İşletme gideri. İşletme masrafları. Düzenli günlük aktivitelerin harcamaları.

İngilizce Running board Türkçe anlamı, Running board eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Running board ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flighting : Kuş sürüsü. Akış. Kaçma. Sürü. Böcek sürüsü. Yağmur (kurşun, ok vb). Uçuş. Uçmak. Uçakla seyahat.

 

Digit position : Rakam konumu. Sayamak konumu. Sayı konumu. Bir konumsal gösterimde, bir damganın bulunabileceği ve bir sıra sayısı ya da eşdeğerli bir tanıtıcı ile belirtilebilen her bir konum.

Flight : Kazağı. Yağmur (kurşun, ok vb). Atletizm, madencilik alanlarında kullanılır. Sürü. Atlama yapan vücudun, ilk sıçramadan konmaya değin havada aldığı yol. Akış. Uçakla seyahat. Kuş sürüsü. Kaçma.

Bank : Set çekmek. Para yatırmak. Akarsu yüzü ile yatak yanlarının dokunum çizgisi. Banko. Para ve para gibi geçerli olan tecimsel belgitler üzerinde işlem yapan tecim kuruluşu. yatırım kabul eden, kendi güvenirliğini karşıtının güvenirliği yerine koyarak onlara satın alma gücü sağlayan, para kullanılmadan da işlerin yürütülmesini kolaylaştıran anamal, para saygınlık ve ürem üzerine her türlü işlemi düzenleyen ve yürüten, gerçek ve tüzel kişilerin ve devletin bu alandaki gereksemelerini yerine getirici uğraşlarda bulunan ve bunları yapmağa yasalarla yetkilendirilen akçalı ve tecimsel kuruluş. Önlemek. Silindir arası (motor). Küme. Banka.

Footboards : Ayak dayanacak yer. Ayakucundaki tahta (karyolanın). Tabure. Ayaklık. Ayak iskemlesi. Ayak tahtası. (karyolanın) ayakucundaki tahta.

Column : Dikeç. Köşe yazısı. Köşe. Destek. Kolon. Basamak (matematik terimi). Sütun. Direk.

Echelon : Paralel dizilme. Işığı renklere ayıran cihaz. Kanada. Aşama. Kademe. İzgeölçümde çok büyük çözüm gücü gerektiğinde bayağı ağ yerine kullanılan ve tam eşit kalınlıkta cam yaprak takımından oluşan kırınım ağı. Nizamına göre tanzim etmek. Basamaklı ağ. Avustralya ve yeni zelanda istihbarat örgütlerinin dünya üzerindeki iletişim sistemlerini denetlemek amacıyla kurdukları ortak projenin kod adı.

 

Flighted : Sürü. Uçuş. Kuş sürüsü. Uçmak. Kaçma. Akış. Yağmur (kurşun, ok vb). Uçakla seyahat. Böcek sürüsü.

Doorstep : Çok kalın sandöviç. Kapı eşik basamağı. Kapı önü. Kapıönü. Eşik. Eşiktaşı. Kapı basamağı.

Running board synonyms : footboard, echeloning, echelons, digit, doorsteps, digit place, bench, digits.