Runtiest türkçesi Runtiest nedir

Runtiest ingilizcede ne demek, Runtiest nerede nasıl kullanılır?

Runtier : Ufak tefek. Cüce. Çelimsiz. Alışılmadık derecede küçük. Aşırı derece küçük. Normalden küçük.

Runtiness : Alışılmadık şekilde küçük olma durumu. Minicik veya cüce olma durumu. Normalden küçük olma durumu.

Runting disease : Domuzlarda gebelik döneminde geçirilen parvovirüs enfeksiyonu nedeniyle, yeni doğan domuz yavrularında gelişme geriliği, cılızlık ve timüs atrofisiyle belirgin enfeksiyon. kanatlılarda gelişme geriliği sendromu. Gelişme geriliği sendromu.

Avian runting syndrome : Kanatlılarda gelişme geriliği sendromu. Tavuk, hindi ve ördeklerde gelişme geriliği, kursak yangısı, lenfoid organların atrofisi, anemi vr b lenfosit kökenli tümörlerin gelişimiyle belirgin viral hastalık.

Grunting : Homurdanma. Mırıldanan. Domuz gibi homurdanma. Hırıldayan. Alçak ve boğuk.

Disgruntle : Canını sıkmak. Üzmek.

Brunt : Çarpma. En şiddetli kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Asıl yük. Darbe. En ağır kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Hamle. Ağırlık.

Runty : Ufak tefek. Alışılmadık derecede küçük. Normalden küçük. Cüce. Çelimsiz. Aşırı derece küçük.

 

Gruntingly : Dır dır ederek. Domuz gibi homurdanarak. Alçak ve boğuk bir sesle. Mırıldanarak. Homurdanark.

Bear the brunt of : Kabak başına patlamak. Yükün en ağırını taşımak. -nın en kötü kısmına maruz kalmak. Ceremesini çekmek. Saldırının en ağır kısmını çekmek. -nin ceremesini çekmek. Baskının en şiddetli kısmını çekmek.

İngilizce Runtiest Türkçe anlamı, Runtiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Runtiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frailest : Yavan. Kolay kırılır. Hafif ve kırılgan. Tatsız. İnce ve güçsüz. Zayıf (şans vb). Ahlaksız. Narin. Kırılgan. Zayıf.

Pettier : Küçük düşünen. Ufak. Kırtıpil. Cüzi. Ivır zıvır. Dar kafalı. Küçük. Ehemmiyetsiz. Dar görüşlü.

Elflike : Periye benzer. Peri gibi. Peri benzeri. Cin gibi. Perimsi.

Gnomes : Cüce (peri masallarında). Hikmet. Özdeyiş. Darbımesel. Banker (uluslararası). Vecize. Banker uluslararası. Atasözü. Cin.

Elf : Yaramaz. Peri. Cin gibi çocuk. Cin. Yaramaz çocuk. Elektrikli aletler tarafından yayılan çok düşük frekanslı elektromanyetik radyasyon.

Slenderer : İnce. Sınırlı. Zayıf. Uzun. Alışılmadık. Narin. Minyon. Az. Yetersiz.

Sawed off : Kısa kesilmiş. Parçalara ayrılan (tüfek vb). Kısa namlulu. Ucu kesik.

Littleness : Azlık. Miskinlik. Dar görüşlülük. Önemsizlik. Küçüklük. Yetersizlik.

Gnome : Banker (uluslararası). Cin. Hikmet. Vecize. Banker uluslararası. Özdeyiş. Atasözü. Cüce (peri masallarında). Darbımesel.

Runtiest synonyms : stuntedness, runty, homunculus, dwarf, petty, leprechauns, dapperling, slender, frail, pettiest, puniest, minor, halfling, slenderest, bantams, puniness, sawn off, frails, dwarfed, smallness, homunculi, chick, leprechaun, frailer, haggards, runtier, hopomythumb, puny, feebler, dandiprat, haggard, undersized, footling.

 

Runtiest zıt anlamlı kelimeler, Runtiest kelime anlamı

Bigness : Kocamanlık. Büyüklük. İrilik.

Largeness : Büyüklük. Yücelik. Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. İrilik. Bolluk. Genişlik.