Brunt türkçesi Brunt nedir
- En şiddetli kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin).
- Darbe.
- Hamle.
- En ağır kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin).
- Asıl yük.
- Ağırlık.
- Çarpma.
Brunt ingilizcede ne demek, Brunt nerede nasıl kullanılır?
Bear the brunt of : Kabak başına patlamak. Baskının en şiddetli kısmını çekmek. -nın en kötü kısmına maruz kalmak. Yükün en ağırını taşımak. Saldırının en ağır kısmını çekmek. -nin ceremesini çekmek. Ceremesini çekmek.
Bear the brunt : (bir zorluğu veya sorunu) göğüslemek. Okkanın altına gitmek.
Brunts : Darbe. Hamle. Çarpma. En ağır kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Ağırlık. En şiddetli kısım (saldırı veya azarlama veya baskı vb'nin). Asıl yük.
Brunch : Geç yapılan kahvaltı. Kuşluk yemeği. Branç. Kahvaltı ile öğle yemeği birleştirilen öğün. Pazar kahvaltısı.
Brunches : Pazar kahvaltısı. Branç. Geç yapılan kahvaltı. Kuşluk yemeği. Kahvaltı ile öğle yemeği birleştirilen öğün.
Brundi : Brundi.
Brunei dollar : Brunei doları.
Brunei : Pasifik okyanusu'nda borneo'nun kuzeybatı kıyılarında yer alan bir sultanlık (güney çin denizi ile malezya ile sınırdır). Brunei darüsselam sultanlığı. Bruney sultanlığı.
Brunet : Koyu renk saç. Esmer kadın. Esmer.
Brunettes : Esmer. Esmer kadın. Koyu renk saçlı kadın.
İngilizce Brunt Türkçe anlamı, Brunt eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Brunt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blip : Görüntü (radar). Sinyal. (radarda) görüntü. Bip sesi. Vurma. Pat. Bip.
Onslaught : Acımasız eleştiri. Saldırma. Şiddetli hücum. Saldırı. Şiddetli saldırı. Hücum.
Blow : Çiçek açmak. Atmak (sigorta). Küfretmek. Fışkırmak. Üflemek. Kaçırmak (fırsat). Çiçeklenmek. Esmek (rüzgar). Körüklemek. Sigorta atmak (elektrik).
Move : Taşınmak. Kımıldatmak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Hareket. Kımıldamak. Hareket ettirmek. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Taşıma. Kıpırdamak. Teklif etmek.
Bumping : Çarpışmak. Su içeren petrol ürününün kaynama sırasında kabın duvarına yaptığı vuruntu. Toslamak. Bindirmek. Çarpmak.
Hit : Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Vurulmak. Varmak. Vurmak. Üzmek. Dürtüş. Yaralamak. İsabet etmek. Futbol, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Blips : Görüntü (radar). Bip. Bip sesi. Sinyal. Pat. (radarda) görüntü. Vurma.
Biffing : Bıff. Yumruk vurmak. Vajina. Yumruk atmak. Am. Çarpmak. Vurmak. Yumruk. Yumruklamak.
Biffs : Vurmak. Yumruk vurmak. Vajina. Yumruk. Yumruklamak. Am. Çarpmak. Bıff. Yumruk atmak.
Elans : Şevk. Canlılık. Ateşlilik. Davranma.
Brunt synonyms : force, puts, clouting, dullness, bulkiness, clouted, biffed, bump, chain, impingements, put, elan, avoirdupois, biff, clout, strength, onsets, drowsiness, knocking, bop, lunging, lunged, impact, arduousness, onset, forcefulness, onrush, burden, dead weight, crashing, bopping, bops, lunge.
Brunt ingilizce tanımı, definition of Brunt
Brunt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The heat, or utmost violence, of an onset. The strength or greatest fury of any contention. As, the brunt of a battle.

Bu kısımda Brunt kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Brunt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Brunt anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Brunt ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.