Sülem nedir, Sülem ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düzgün, pürüzsüz, doğru.

Sülem anlamı, tanımı

Süle : Ahmak. Bursa şehrinde, İnegöl ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gümüşhane ili, Kale nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi

Süleman : Süleyman.

Sülemancık : Kertenkele.

Sülemek : Söylemek. Söylemek, karşılığı sölemek.

Sülemen : Salyangoz. Süleyman.

Sülemencik : Küçük kertenkele.

Sülemeni : Bir çeşit at hastalığı.

Sülemiş : Düşmana karşı asker gönderen, savaş yapan.

Sülempe : Beceriksiz.

Pürüzsüz : Pürüzü olmayan. Hatasız, takılmadan. Düzgün (ses).

Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

Düzgü : Norm.

Pürüz : Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur. Engel, güçlük.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

 

Pürü : Ardıç ve çam ağaçlarının yapraklı ince dalları, ağaçların budanmış ince dalları. Çam, ardıç, ladin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. [Bakınız: pür]. Çam dalı, yaprağı: Pürü topla da ateş yakalım.

Diğer dillerde Sükun potansiyeli anlamı nedir?

İngilizce'de Sükun potansiyeli ne demek ? : resting membrane potential