Süse nedir, Süse ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dar yol, şose.

Şose, karşılığı şüşe.

Süse kısaca anlamı, tanımı

Süseğen : Süsmeye, boynuzlamaya alıştırılmış hayvan. Süsen, buynuzlayan, boynuzla vuran, tos vuran

Süsek : Süsmeye, boynuzlamaya alıştırılmış hayvan. Çok tos vuran (koyun, keçi ve benzerleri hayvan). [Bakınız: süseğen].

Süseni : Hamam yaygısı.

Süsensünbül : Tek kadının oynadığı bir halk oyunu.

Süser : Kilit. Kapı sürgüsü.

Süseri : Evlerde, tandırlarda öten çekirge.

Süsen : Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica).

Süsengiller : Bir çeneklilerden, süsen, safran vb. bitkileri içine alan bir familya.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Şüşe : Şişe. Tavan tahtaları arasına çakılan ince tahta. Şose. Cam. (Eşmeyazı Kars).

Şose : Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.

Dar : İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

 

Yol : Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.

Diğer dillerde Süs ocağı anlamı nedir?

İngilizce'de Süs ocağı ne demek ? : fireplace