Saban nedir, Saban ne demek

"Saban" ile ilgili cümleler

  • "Bak çorak tarlasında sabanına dayanmış / Geniş alnı güneşle, bağrı ateşle yanmış" - F. N. Çamlıbel

Tarım alanında kullanılan kelime anlamı:

bkz.pulluk

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[kara saban]: Üç kısımdan oluşmuş (boyunduruk, ok, kuyruk) tarla sürme arac. (Aşağıdinek *Şarkikaraağaç, Yeşilköy *Gelendost, Akçaşar *Yalvaç -Isparta; -Amasya; Yenikent *Aksaray, Beyağıl *Ulukışla -Niğde) [kara saban] : (*Terme -Samsun; Taşpınar *Aksaray -Niğde)

Fransızca'da Saban ne demek?:

araire

Osmanlıca Saban ne demek? Saban Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

pulluk

Saban anlamı, kısaca tanımı:

Saban sürmek : Toprağı sabanla kazıp altüst etmek. güreşte, hasmı ayaklarından tutup yüzükoyun yerde sürümek.

Sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz : "çiftçilik yapan veya çalışan aç kalmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Saban balığı : Dev köpek balığıgillerden, boyu 5 metre kadar olabilen, kuyruğu sabana benzer bir köpek balığı, deniztilkisi (Alopias vulpes).

Saban demiri : Sabanın toprağı yarmaya yarayan taban kısmına takılan demir.

Saban kemiği : Burun boşluklarını birbirinden ayıran çeperi arkasında bulunan ince uzun kemik.

 

Sabankıran : Kayışkıran.

Saban kulağı : Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça, kulak.

Kara saban : Toprağı sürmede kullanılan ilkel bir tarım aracı.

Çift : Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Küçük maşa veya cımbız. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.

Demir : Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Güçlü, kuvvetli, sert.

Uçlu : Filtreli (sigara). Ucu olan, ucu çıkan.

Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.

Aracı : İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

 

Pulluk : Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı.

Saban çizgisi : bkz.çizgi

Saban eneği : Sabanın çene gibi olan tutamağı, el ile tutulan kısmı.

Saban kemiği kanadı : Os vomer’in corpus presphenoidale üzerini örten kısmı, ala vomeris.

Saban ökçesi : Sabanın toprağa batan bölümü. Saban okunu tutturmaya yarayan ağaç araç.

Sabana : Sabahleyin

Sabanan : Sabahleyin

Sabanbaskısı : Saban demirinin ökçeden ayrılmamasını sağlayan baş kısmı bükük çivi. (Akçaşar *Yalvaç -Isparta)

Sabanbüken : Van ili, Erciş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Sabanca : Ankara şehrinde, Yenimehmetli nahiyesine bağlı bir bölge.

Sabancı : Şanlıurfa kenti, Şekerli nahiyesine bağlı bir yer.

Saban ile ilgili Cümleler

  • Ben tarlayı sabanla sürdüm.
  • Ali tarlayı sabanla sürdü.

Diğer dillerde Saban anlamı nedir?

İngilizce'de Saban ne demek? : [Saban] n. plough, plow, cultivator, grubber

Fransızca'da Saban : charrue [la]

Almanca'da Saban : n. Pflug

Rusça'da Saban : n. плуг (M), соха (F)