Saddened türkçesi Saddened nedir
- Üzüntülü.
- Mutsuz.
- Umutsuz.
- Morali bozuk.
- Mutsuz olmasına sebep olmuş.
- Müteessir.
- Moralinin bozulmasına sebep olmuş.
Saddened ingilizcede ne demek, Saddened nerede nasıl kullanılır?
Sadden : Kederlendirmek. Üzülmek. Kederlenmek. Koymak. Hüzünlendirmek. Üzmek. Efkarlanmak.
Saddening : Moral bozukluğuna sebep olan. Hafif ezme. Üzücü. Kederlendirici. Mutsuzluğa sebep olan. Kedere sebep olan. İç karartıcı. Üzüntü verici. Kederlenme.
Saddeningly : Kedere ve mahzunlaşmaya yol açacak şekilde. Mutsuzluğa sebep olacak tarzda. Moral bozukluğuna sebep olacak şekilde.
Saddens : Üzmek. Kederlendirmek. Hüzünlendirmek. Üzülmek. Kederlenmek. Efkarlanmak. Koymak.
Sadder : Daha üzgün. İç karartıcı. Adam olmaz. Hamur olmuş. Hazin. Hüzünlü. Kasvetli. Koyu. Üzücü. Mahzun.
Saddle billed stork : Leyleksiler (coraciiformes) takımının leylekgiller (ciconiidae) familyasından, 146 cm kadar uzunlukta, afrika'nın sulak yerlerinde yaşayan bir tür. Eğer gagalı leylek.
Saddle backed : Beli çökük. Eşeksırtı.
Saddle bag : Hurç.
Saddhu : Sadhu'nun bir türevi. Hintli dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş kutsal adam. Hindu rahip. Ulu bilge. (hinduizm) hindu kutsal bilgesi. Hintli kutsal fakir.
Saddle a person with a task : Bir kimsenin sırtına bir görev yüklemek. Herkese bir görev vermek. Bir kimseye bir görev vermek. Bir görevi bir kimseye devretmek.
İngilizce Saddened Türkçe anlamı, Saddened eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Saddened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Doldrums : Bezginlik. Neşesiz. Durgunlar. Keyifsizlik. Eşlek dolaylarında yer alan, hava devinimleri bakımından durgun alanlara verilen ad. Keyifsiz. Sıkıntı. Kasvet. Hüzün.
Downcasts : Hava kuyusu. Kederli. Neşesiz. Üzgün. Hüzünlü. Havalandırma bacası. Mahzun. (gözler) yere doğru bakan. Aşağıya yönelmiş.
Heartbroken : Çok üzgün. Kederli. Kalbi kırık. Dertli. Acılı.
Gagging : Vahim. Kusacak gibi olmak. Susturmak. Kusturmak. Espri yapmak. Düzletme. Çaresiz. Komiklik yapmak. Öğürmek.
Grieved : Kederli. Kederlendirmek. Dert vermek. Kahrolmuş. Üzmek. Müteessif. Acılı. Mahzun. Üzülmek.
Dispirited : Moralsiz. Keyifsiz. Cesareti kırık. Neşesiz. Keyfi kaçmış. Cesaretsiz.
Abject : Kendini küçük düşüren. Sefil. Bedbaht. Perişan. Yazık. Miskin. Gururdan yoksun. Berbat (bir durum). Tam.
Unfortunate : Makus. Bahtsız kimse. Uygunsuz. Şanssız kimse. Başarısız. Zavallı. Kadersiz. Kara bahtlı. Şanssız. Kimsesiz.
Down in the dumps : Depresyonda. Bunalımda. Üzgün. Canı sıkkın. Çökmüş. Sıkıntıda. Asık surat ile.
Weigh on : Düşündürmek. -e ağır gelmek. Yük olmak. İçine dert olmak. Üzmek. -e yük olmak.
Saddened synonyms : sorest, sorer, infelicitous, crestfallen, downhearted, gloomiest, darkest, miserable, bleaker, sick at heart, downcast, bluest, bleakest, depressed, regretful, doleful, gloomy, strike, experience, distressing, in the blues, influenced, gloomier, impress, blue, touched, distressed, hard pressed, affected by, sorrier, demoralized, demoralised, despondent.
Saddened zıt anlamlı kelimeler, Saddened kelime anlamı
Gladden : Sevinmek. Sevindirmek. Memnun etmek. Mutlu etmek.
Lighten : Yükü azalmak. Neşelendirmek. Hafifletmek. Yükünü azaltmak. Parlatmak. Neşelenmek. Aydınlanmak. Aydınlatmak. Parlamak. Rengini açmak.

Bu kısımda Saddened kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Saddened ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Saddened anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Saddened ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.