Sakalı nedir, Sakalı ne demek
Sakalı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
"Sakalı" ile ilgili cümleler
- "İçlerinden biri sakalı bir at gibi fena fena öksürüyordu." - R. H. Karay
Sakalı kısaca anlamı, tanımı:
Sakal : Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde. Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü.
Sakalı bitmek : Bir iş sürüncemede kalmak.
Sakalı değirmende ağartmamak : Yıllar pek çok deneyim kazandırmış olmak.
Sakalı ele vermek : Başkasının sözünden çıkmayacak bir duruma düşmek.
Sakalı saydırmak : Saygınlıktan düşmek.
Sakalık : Sakanın işi.
Sakalım yok ki sözüm dinlensin : "ancak yaşlı kimselerin söz ve öğütleri dinlenir" anlamında kullanılan bir söz.
Sakalına ak düşmek : Sakalı ağarmaya başlamak, yaşlanmak.
Sakalına göre tarak vurmak : Birinin hoşlanacağı biçimde konuşmak veya davranmak.
Sakalına gülmek : Ciddi gibi görünen sözlerle alay etmek.
Sakalına kar yağmak : Sakalı aklaşmaya başlamak.
Sakalının altına girmek : Yakınlık kurarak ona düşüncesini aşılamak.
Kösenin sakalı gibi : Her zaman olduğu gibi kalan, değişikliğe uğramayan.
Köseyle alay edenin top sakalı kara gerek : "başkasının eksikleriyle eğlenen kimsenin kendisi kusursuz olmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.
Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun.
Tutulmuş : Engellenmiş. Ele geçirilmiş.
Saka : Baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse. Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse. Saka kuşu.
Sakalı değirmende ağartmak : yıllar pek çok deneyim kazandırmış olmak.
Sakalı ele vermek : başkasının sözünden çıkmayacak bir duruma düşmek. İlgili cümle: "Yumuşak durmak, yalvarmak, sakalı ele vermek demektir, sonra artık evin idaresi ne olacak?" M. Ş. Esendal.
Sakalıkesik : Erzurum kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Sakalına güldürmek : El âlemin maskarası olmak, hareketleriyle herkesi kendine güldürmek.
Sakalından yedilmek : Hayvan yeder gibi sürüklenip götürülmek.
Sakalısarkan : Hamur ile mercimek karıştırılarak yapılan yemek
Sakalıslayan : Sapı kısa, sulu bir çeşit armut.
Sakalıslıyan : Çok tatlı bir çeşit sulu armut.
Sakalıuzun : Malatya şehri, Levent bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Sakalı ile ilgili Cümleler
- Ali sakalını kesti.
- Yaşlı adam nazik bir şekilde sakalını sıvazladı.
- Onun sakalında bir kırıntı var.
- Ben sakalımı tıraş ediyorum.
- Sakalı onu on sene daha yaşlı gösteriyordu.
- Sakalımı kestim yine tepki vermedin.
- Ali insanların onu tanımayacağını umarak, sakalını kesti ve saçını sarıya boyadı.
- Sakalına dokunabilir miyim?
- Sakalımı kesmedim ama tepki vermedin.
- Sakalım çabuk büyüyor.
- Sakalını en son ne zaman kestin?
- O, düğün için sakalını kesti.
- Sakalı var ve bu yüzden traş olmaya ihtiyaç duymaz.
- Tom'un güzel görünen bir sakalı var.
Diğer dillerde Sakalı anlamı nedir?
Almanca'da Sakalı : v. zwirbeln


Bu kısımda Sakalı nedir? Sakalı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sakalı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sakalı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.