Salaries türkçesi Salaries nedir

Salaries ile ilgili cümleler

English: Their job is to calculate salaries.
Turkish: Onların işi maaşları hesaplamak.

English: Salaries have increased.
Turkish: Maaşlar arttı.

English: We can't just cut people's salaries without giving them some warning.
Turkish: Onlara bir uyarı vermeksizin insanların maaşlarını kesemeyiz.

Salaries ingilizcede ne demek, Salaries nerede nasıl kullanılır?

Reduction of salaries : Görevlinin izinsiz görevine gelmemesi ya da geç gelmesi nedeniyle aylık ücretinden yapılan günlük kısıtlama. Günlük kısıtlama.

Wages and salaries : Ücretler ve maaşlar.

Salaried : Aylıklı. Maaşlı. Ücretli.

Salaried employee : Aylıkçı. Maaşlı çalışan. Maaşlı personel.

Salaried man : Aylıklı adam.

Salariat : Maaşlı kesim. Maaşlı çalışanlar.

Unsalaried : Yetişmen. Fahri. Stajyer. Maaşsız. Bulunduğu iş dalındaki öğrenimini güçlendirmek amacıyla ücretsiz gönüllü olarak çalışan kişi.

Salary earner : Maaşlı. Ücretli.

Salaried staff : Aylıkla çalışan personel. Maaşlı personel.

Unsalaried clerk : Gönüllü memur.

İngilizce Salaries Türkçe anlamı, Salaries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salaries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Charge : Şarj etmek. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Taarruz. Aydınlatmak. Suçlamak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Kredi kartından almak. Bilgi vermek. Vazifelendirmek. Şarj.

Payment : Karşılık. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Masraf. Cebren tahsil. Harcama. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Taksit. Borcu ödeme.

Pensioning : Konaklama hizmetleri. Emekliye sevketmek. Emekli maaşı. Pansiyon. Emeklilik. Tekaüdiye. Yatılı okul. Emekli aylığı vermek.

Dues : Resim. Resmi vergiler. Ödenti. Vergi. Aidat. Harç.

Menstrual : Aybaşı (ile ilgili). Ayda bir olan. Menstrüal. Aybaşı. Adetle ilgili. Aybaşına ait. Regl. Menstrüel.

Emoluments : Aylık (maaş vb). Hizmet karşılığı ödenen her türlü resmi olmayan ücret ve ek ödemeler. Gelir. Kazanç. İkramiye. Temettü.

Stipends : Maaş (papaz için). Burs. Cep harçlığı. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için).

Emolument : Temettü. Kazanç. Aylık (maaş vb). Vergin. İkramiye. Hizmet karşılığı ödenen her türlü resmi olmayan ücret ve ek ödemeler. Gelir.

Salarying : Maaş bağlamak. Çalışanlara belirli aralıklarla ödenen ve çalışılan saat sayısına bağlı olmayan ödeme. Çalışma ücreti. Maaş vermek. Ücret vermek.

Stipend : Burs. Vergin. Maaş (papaz için). Cep harçlığı. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için).

Salaries synonyms : monthly pay, earnings, monthly, honorarium, remunerated, fee, compensation, compensations, allowance, wage, paid, feeing, earning, honoraria, compensated, pension, pay, hire, salary, cost, hires, per mensem, honorariums, pensioned, money, stipendiary, mensal.

 

Salaries zıt anlamlı kelimeler, Salaries kelime anlamı

Freelance : Bağımsız politikacı. Paralı asker. Bağımsız yazara ait. Serbest sanatçı. Bağımsız yazar. Serbest çalışmak. Serbest meslek erbabı. Serbest yazar.

Unpaid : Maaşını almamış. Ödenmemiş. Ücretsiz. Pulsuz. Fahri. Karşılıksız. Verginsiz. Alacaklı. Ücreti ödenmemiş.