Salmon trout türkçesi Salmon trout nedir

  • Gölalası.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 40-70 cm kadar uzunlukta, avrupa ve anadolu sularında yaşayan bir tür.
  • Dağalası.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Deniz alası.
  • [#ala Alabalık].
  • Kırmızı etli alabalık.

Salmon trout ingilizcede ne demek, Salmon trout nerede nasıl kullanılır?

Salmon : Somon. Sombalığı. Somon balığı. Som balığı. Somon (zooloji terimi). Sarımsı pembe. Somon rengi. Alabalık. Som.

Trout : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, üstü lekeli, avrupa ve türkiye tatlı sularında yaşayan bir tür. Ala. Alabalıkgiller familyasından olup, türkiye tatlı sularında da yaşayan ve geniş tenyanın ikinci arakonakçılığını yapan balık türü. Avrupa alabalığı. Alabalık (zooloji terimi). Alabalık. Alabalık tutmak. Denizalabalığı. Çirkin ve çekilmez kadın.

Salmon color : Somon rengi.

Salmon colored : Somon renginde olan. Açık pembe renkte olan.

Salmon coloured : Somon renginde olan. Açık pembe renkte olan.

Salmon disease : Som hastalığı. Köpek ve diğer etçillerde neorickettsia helminthoeca’nın neden olduğu ateş, iştahsızlık, halsizlik, burun akıntısı, ishal ve ağırlık kaybıyla belirgin ölümcül bir riketsiya hastalığı. özellikle salmon balığıyla beslenen köpeklerde görülür, salmon zehirlenmesi. Salmon hastalığı.

 

İngilizce Salmon trout Türkçe anlamı, Salmon trout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salmon trout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Whitefishes : Beyaz balık. Montana eyaletinde şehir. Beyaz balık (zooloji terimi).

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Trouts : Çeşitli türleriyle birçok asalak solucana arakonakçılık eden balıklar familyası. Alabalık (zooloji terimi). Ala. Çirkin ve çekilmez kadın. Denizalabalığı. Alabalık tutmak. Alabalıkgiller.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Sea trout : Deniz alabalığı. Denizalası balığı. Denizalası.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Salmon trout synonyms : aardvarks, abramis zone, whitefish, aardwolf, abo blood groups system, salmon, trout, a protein, abiotic environment, aardvark, acacia, grilse, a cell.