Salt down türkçesi Salt down nedir

Salt down ingilizcede ne demek, Salt down nerede nasıl kullanılır?

Salt : Tuzlu. Tat. Tuzlanmış. Deriyle ilişkili lenfoid doku. Tat tuz. Salamura yapmak. Salt. Bezemek. Süslemek. Keyifli veya cazip hale getirmek.

Down : İndirmek. Alaşağı etmek. Boyunca. Aşağıya doğru. Beri. Çabucak içmek. Yere yıkmak. Aşağısında. Aşağısına doğru.

Salt and pepper : Mariuyana. (argo) tuz ve karabiber. Bir tür esrar.

Salt and pepper shakers : Tuz ve karabiber için karıştırıcılar seti (genellikle seramik veya plastikten yapılan). Tuzluk-biberlik. Tuz ve karabiber karıştırıcı.

Salt away : İlerisi için para biriktirmek.

Salt away money : Parayı saklamak. Paranın konservesini yapmak. Parayı tuzlayarak saklamak. Paranın turşusunu kurmak. Para biriktirmek.

İngilizce Salt down Türkçe anlamı, Salt down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salt down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Put up : Yığmak. Kalmak. Düzenlemek. Önceden ayarlamak. Gecelemek. Açmak (şemsiye). Çıkarmak. Yerine koymak. Bildirmek. Bir yana bırakmak.

Collects : Dercetmek. Toplanmak. Almak. Anlamak. Vergi almak. Derlemek. Birikmek. Toparlamak. Koleksiyon yapmak.

 

Piled : Kazık döşemek. Yığmak. Kazık çakmak. Stok yapmak. Tepeleme doldurmak. Stoklamak.

Pickles : Sarhoş etmek. Asitle temizlemek (metalurji terimi). Turşusunu kurmak. Salamura yapmak.

Hoarded : Aklında tutmak. Biriktiren. Stoklamak. Biriken. Toplamak.

Store up : Saklamak. Depo etmek. Biriktirmek. Mağazalamak. Yığmak. Depolamak. Yığınak yapmak. İçine atmak. Toplamak.

Stack : Yığın. Katlardaki döşemleri birbirlerine bağlıyan düşey boru. Çatmak. Çatmak (silah). Egzoz. Baca. Çatmak (tüfekleri). Daireler çizerek uçmak. Kolon.

Souse : Suyun içine daldırmak. Salamura. Suya daldırmak. Üstüne boca etmek (suyu). Su dökmek. Suyun içine batırmak. Sırılsıklam etmek. Suya bastırmak. Salamuraya bastırmak.

Stows : Kaçak olarak binmek. Yerleştirmek. Saklamak. Gemide saklanmak. Susturmak. Kaçınmak. Yükü istif etmek. Vazgeçmek. İstiflemek.

Sousing : Üstüne boca etmek (suyu). Suyun içine batırmak. Suyun içine daldırmak. Islatmak. Tuzlu suya bastırmak. Salamuraya bastırmak. Suya bastırmak. Suya daldırmak. Su dökmek.

Salt down synonyms : collect, pile up, stowed, salt, hoard, souses, corn, hoards, stow, stacked, pile, pickle, salting.