Salu nedir, Salu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Su kabı, maşrapa.

Salu anlamı, tanımı

Saluca : Şanlıurfa şehrinde, Hilvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi

Salucu : Amasya ili, Suluova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Saluç : Pala, büyük bıçak, saldırma.

Saluk : Hamam. At, eşek, köpek gibi hayvanlarda görülen bel hastalığı. Beli sakat binek hayvanı.

Saluk etmek : Yol göstermek.

Saluki köpeği : İran tazısı.

Salumsuz : Olumsuz, ters. Düşüncesiz.

Salun : Yaşantı, yaşam.

Salurbay : Eli kılıç tutan bey.

Salutri : Sanskrit dilinde veteriner hekim için kullanılan karşılığın günümüzdeki formu.

Saluvan : Suyolu, suyun bölündüğü yer. Suterazisi. [Bakınız: salavan].

Salur : Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.

Su kabı : Su koymaya yarayan kap.

Maşrapa : Metal, toprak, plastik vb.nden yapılmış, ağzı açık, kulplu, bardağa benzeyen, küçük kap.

Kabı : Kapı.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Saltnüfus anlamı nedir?

İngilizce'de Saltnüfus ne demek ? : total population