Saluters türkçesi Saluters nedir

  • Selamlayan kimse.
  • Askeri selam ile karşılayan kişi.
  • Askeri bir selam veren kimse.
  • Saygı işareti ile selamlayan kimse.
  • Hoşgeldin diyen kimse.

Saluters ingilizcede ne demek, Saluters nerede nasıl kullanılır?

Saluter : Hoşgeldin diyen kimse. Saygı işareti ile selamlayan kimse. Selamlayan kimse. Askeri bir selam veren kimse. Askeri selam ile karşılayan kişi.

Salute to an officer : Bir subaya saygı veya itaat işareti göstermek. Bir subaya selam vermek.

Salute to israel parade : İsrail alayına selam. New york'ta her yıl israil onuruna düzenlenen geçit töreni.

Fire a salute : Top atışıyla selamlamak.

Stand at the salute : Selam durmak.

Salutarily : Üretken bir tarzda. Karlı bir şekilde. Faydali bir sekilde. Faydalı bir şekilde. Kazançlı bir şekilde. Avantajlı bir şekilde. Yararlı bir şekilde.

Saluted : Selam verme. Selamlama. Saygıyla selamlamak. Selam vermek. Saygı ile selamlamak. Selam. Selam durma. Selamlamak. Selam durmak.

Salut : Selam. Merhaba. Selamlar (fransızcada).

Salute : Selam. Selam vermek. Saygıyla selamlamak. Selam durmak. Selam verme. Selamlamak. Selam durma. Selamlama. Karşılamak.

Salutariness : Kazançlı karlı faydalı olma durumu. Avantajlılık. Karlılık. Yararlı olan durum. İyi sağlığı destekleme özelliği. Faydalı olan durum.

 

İngilizce Saluters Türkçe anlamı, Saluters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saluters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reward : Karşılık. Ödüllendirmek. Mükafat. İyi bir çalışma, üstün bir başarı gösteren öğrenci, öğretmen ve yöneticilere verilen armağan. Mükafatlandırmak. Karşılığını vermek. Ecir. Ödül. Taltif etmek.

Healthful : Sağlık için faydalı. Sağlıklı. Yararlı. Sağlığa yararlı. Sıhhatli. Sıhhi. Şifa verici. Hasiyetli.

Drink : İçki. Bitirmek. Şerefine içmek. İçkiye harcamak. Yutmak. İçmek. İçki içmek. Buyurmak. Emmek. Alkol almak.

Give : Bahşetmek. Gitmek. Bulaştırmak. Ödemek. Uçlanmak. Düzenlemek. İtiraf etmek. Vermek. Esnemek. Doğruluğunu kabullenmek.

Honour : Şeref vermek. İtibar etmek. Onur nişanı vermek. Saygı göstermek. Şeref. Onurlandırmak. …e şeref vermek. Onur. Toplumun saygıya değer saydığı şeyleri korumayı, beslemeyi ve geliştirmeyi gerektiren, doğru ve aktöreli olmayı zorunlu kılan tarihsel nitelikli bir aktöre ulamı.

Pledge : Yemin etmek. Rehin olarak vermek. Teminat. Alınan borç para karşılığı alacaklıya verilen değerli nesnenin tutulu durumu. Taahhüt etmek. İşaret. Sağlığına kadeh kaldırmak. Güvence vermek. Şerefine içmek. Kanıt.

Good : Hayırlı. Çıkar. Çok. İyi. Menfaat. Yararlı. Yarar. Sağlığa yararlı. Sağlamlaştırmak. Emin.

Fuddle : Sarhoşluk. Sızmak. Şaşkınlık. Zihnini karıştırmak. Sersemlik. Şaşırtmak. Sersemletmek. (içki) sersemletmek. Çakırkeyif olma. Çakırkeyif yapmak.

Toast : Kadeh kaldırmak. Sağlığına içme. Kızarmış ekmek. Yanmak. Tost yapmak. Isınmak. Sağlığına içilen kimse. Sağlığına içmek. Isıtmak. Kızarmış ekmek (dilim halinde).

 

Saluters synonyms : saluter, honor, wassail, booze.

Saluters zıt anlamlı kelimeler, Saluters kelime anlamı

Dishonor : Namusuna dokunmak. Leke sürmek. Kepaze etmek. Namusunu kirletmek. Lekelemek. Namusuna leke sürmek. Sözünü tutmamak. İki paralık etmek. Onursuzluk etmek. Rezil etmek.

Unhealthful : Sağlığa yararlı değil. Sağlıksız. Sağlığa zararlı. Zararlı. Besleyici olmayan.