Samu nedir, Samu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Boyunduruğa geçirilen, öküzlerin bağlanmasına yarayan demir ya da ağaç çubuklar, boyunduruk zelvesi.

Samu ile ilgili Cümleler

  • Samuel ona rica eden herkese yardımcı olur.
  • Günümüzde Japonya'da ninjalar ya da samuraylar yok.
  • Ben Samuel'im.
  • Samuray'ın yolu ölümde bulunur.
  • Deniz samuru, sırtüstü yüzerken istiridye yemeyi seviyor.

Samu ile ilgili Atasözü veya Deyim

kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz : “hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez” anlamında kullanılan bir söz.

Samu anlamı, tanımı

Gümür samur eylemek : Homurdanmak, mırıldanmak

Lerner samuelson önermesi : Heckscher-Ohlin önermesinden hareketle serbest dış ticaret varsayımı altında faktör fiyatlarını belirleyen olası koşulları çözümleyen ve A. Lerner ile P. Samuelson tarafından ortaya atılan önerme.

Samubağı : Boyunduruğun deliklerine geçirilen eğri ağaçları bağlayan ip.

Samuda gitmek : Otlağı olmayan komşu köylerin hayvanlarını kendi otlağında barındıran köyün gençleri, karşılık olarak bu köylerden armağan almaya gitmek. Bu gençler, gittikleri köy konukevinde suskun otururlar, amaçlarını bilen köylüler birkaç koyun, keçi ve benzerleri hayvan verir.

Samugüney : Giresun şehri, Bulancak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Samuk : Dereotu.

Samukalan : Samsun ilinde, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Samul : Ağaç ve dallarda biriken kar ya da kırağı.

Samur kürk giymek : Söylenmemesi gereken sözü yerine gidip ulaştırmak için.

Samur samur : Abuk sabuk, saçma sapan.

Samur samur samranmak : Titizlenip söylenmek.

Samur şekeri : Akide şekeri.

Samura : Gübre. [Bakınız: samıra].

Samurai tahvilleri : Yabancı kurumların Japon Yeni'ne bağlı olarak çıkarıp, Japon sermaye piyasalarında satışa sundukları tahviller.

Samuramak : Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak.

Samurçay : Tokat ili, Turhal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Samurdanmak : Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak.

Samurlu : İzmir şehri, Aliağa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Samurmak : Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak. Anlamsız konuşmak, saçmalamak. [Bakınız: samırdamak].

Samurtay : Samur ve tay.

Samurtlamak : Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak. Anlamsız konuşmak, saçmalamak. [Bakınız: samırdamak].

Samurtmak : Surat asmak.

Stolper samuelson önermesi : Heckscher-Ohlin önermesi doğrultusunda uzmanlaşan iki ülke arasında gerçekleşen dış ticaretin faktör fiyatlarını eşitleme eğilimine bağlı olarak ülkelerde kıt olarak bulunan faktörün fiyatını düşüreceğinden emeğin kıt ve pahalı olduğu bir ülkede ücretli kesimin serbest dış ticaret politikasına karşı çıkarken, koruyucu dış ticaret politikasından yana tavır alabileceğini öngören önerme. Bu önerme, serbest dış ticaret politikasının ülkede bol olarak bulunan üretim faktörünün lehine, koruyucu dış ticaret politikasının ise kıt üretim faktörünün lehine sonuçlanacağını ileri sürmektedir.

 

Samur : Sansargillerden, Kuzey Avrupa'da yaşayan, çok yumuşak ve ince tüyleri olan, postu için avlanan küçük hayvan (Martes zibellina). Bu hayvanın postundan yapılan.

Samur kaşlı : Kaşları kumral, yumuşak ve gür olan (kimse).

Samur kürk : Sansar veya sincap derisinden yapılmış olan kürk.

Samuray : Japon derebeyinin hizmetindeki savaşçı.

Samut : Susan, suskun.

Su samuru : Sansargillerden, tüyleri koyu kahverengi, iyi yüzen, kürkü beğenilen, küçük bir tür hayvan, lutr (Lutra).

Diğer dillerde Samoyed köpeği anlamı nedir?

İngilizce'de Samoyed köpeği ne demek ? : samoyed dog