Samurmak nedir, Samurmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak.

Anlamsız konuşmak, saçmalamak.

[Bakınız: samırdamak].

Samurmak kısaca anlamı, tanımı

Samu : Boyunduruğa geçirilen, öküzlerin bağlanmasına yarayan demir ya da ağaç çubuklar, boyunduruk zelvesi

Samur : Sansargillerden, Kuzey Avrupa'da yaşayan, çok yumuşak ve ince tüyleri olan, postu için avlanan küçük hayvan (Martes zibellina). Bu hayvanın postundan yapılan.

Saçmalamak : Anlamsız, gereksiz, tutarsız, saçma sapan sözler söylemek veya bu tür davranışlarda bulunmak, abuklamak.

Samırdamak : 1.Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak. 2.Anlamsız konuşmak, saçmalamak. 3.Çok konuşmak. Uyurken anlaşılmaz sözler söylemek, sayıklamak. [Bakınız: samraşmak].

Sayıklamak : Uykuda veya bir hastalığın verdiği dalgınlık sırasında anlamsız, tutarsız sözler söylemek. İstediği, özlediği bir şeyden sürekli söz etmek.

Söylenmek : Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.

Saçmalama : Saçmalamak işi, abuklama.

Sayıklama : Sayıklamak işi.

Söylenme : Söylenmek işi.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

 

Anlamsız : Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.

Konuşmak : Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

Hastalı : Hastalıklı.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Sayık : Manisa kenti, Demirci ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Samır : Dağlarda, ormanlık bölgelerde yetişen bodur çayır. Gübre.

 

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Diğer dillerde Samurai tahvilleri anlamı nedir?

İngilizce'de Samurai tahvilleri ne demek ? : samurai bonds