Sanctions türkçesi Sanctions nedir
- Yaptırımlar.
- Bir ülke veya ülkeler tarafından bir diğerine karşı o milleti hukuka uymak için baskı altına almak veya politikasını değiştirmek için yapılan cezalandırıcı hareketler (uluslararası hukuk).
Sanctions ile ilgili cümleler
English: The United States has officially ended economic sanctions against Burma.
Turkish: Amerika Birleşik Devletlerinin Burmaya karşı ekonomik yaptırımları resmen sona erdi.
English: It is improper to impose sanctions upon the union.
Turkish: Sendika üzerine yaptırımlar uygulanması uygunsuz.
English: Sanctions might work.
Turkish: Yaptırımlar işe yarayabilir.
English: The US prepare new sanctions against Russia.
Turkish: ABD, Rusya'ya karşı yeni yaptırımlara hazırlanıyor.
Sanctions ingilizcede ne demek, Sanctions nerede nasıl kullanılır?
Apply sanctions : Yaptırımlarda bulunmak.
Applying sanctions : Yaptırımlarda bulunma. Kısıtlama. Boykot yapmak. Yasa koyma.
Ease sanctions : Yaptırımları hafifletmek. Yaptırımları yumuşatmak. Cezanın ağırlığını düşürmek.
Economic sanctions : Bir ülkeyi belli bir harekete zorlamak için başka bir ülkenin ya da ülkelerin uyguladıkları ekonomik nitelikteki başka başvurular. Ekonomik yaptırım. Tutumsal (ekonomik) yaptırımlar. Başka ülkelere karşı uygulanan zorlayıcı önlemler. Ekonomik yaptırımlar.
Trade sanctions : Ticari yaptırım. Belirli bir ulusla yapılan ticaret üzerinde uluslararası yasak.
Sanctioners : Onaylayan. Doğrulayıcı. Bir yasayı uygulamak adına ceza ve ödülleri uygulayan kimse. Onaylayan kimse. Yetkili. Yaptırımcı. Onay vermeye yetkili olan kimse. Onaylayıcı. Ciro eden kimse. Cirocu.
Criminal sanction : Cezai yaptırım.
Sanctionative : Onay ya da izin almaya uygun olma. Onay veya müsade ile alakalı.
Social sanction : Toplumsal yaptırım. Bir toplumda, bir toplumsal kümede benimsenen, ya da karşı çıkılan davranış biçimlerine gösterilen onaylayıcı ve ödüllendirici ya da suçlayıcı ve cezalandırıcı tepki.
Obtain the sanction of the authorities : Denetleme organlarından izin alma.
İngilizce Sanctions Türkçe anlamı, Sanctions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sanctions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Okay : Peki. Tamam. Okey. İyi. Onaylamak. İzin. He demek. Olur. Olur vermek. Oldu.
Authorize : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetki verme. Memur etmek. Yetkili kılmak. İzin vermek. Salahiyet vermek. Yetki vermek. Ruhsat vermek. Yetkilendirmek. Yetkileme, bir işin yapımına izin verme.
Authorise : İzin vermek. Yetkili kılmak. Memur etmek. Yetkilendirmek. Yetki vermek. Onaylamak. Ruhsat vermek. Salahiyet vermek.
Back : Arkaya. Art. Savunucu. Geri. Arkalık. Sırt. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Önce. Ters. Ciro etmek.
Warrant : Koruyum belgesi. Yetki. Teminat. Genel koruyum yerlerine korunmak üzere bırakılan mallar için ilgilisine verilen belge. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ruhsat. Rehin senedi. Belirlenen bir fiyat üzerinden belli sayıda adi hisse senedini satınalma hakkı veren bir tür taşınır değer. bk. güvence. Ruhsat vermek. İzin belgesi.
Clear : Açıkça. Duru. Tamamen. Temize çıkarmak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Tahliye etmek. Berrak. Uzakta.
Approve : Onamak. Onaylamak. Olumlu bulmak. Uygun görmek. Kabul etmek. Tasvip etmek. Beğenmek. Hoş karşılamak. Doğru bulmak.
Visa : Vize vermek. Onay. Geçiş belgesi. Vize. Üniversite ve yüksek okullarda yarı yıl içinde yapılan sınav. Ülkeler arasında yapılacak geziler için siyasal görevlilerce belgelere konulan geçiş özgürlüğü. Onaylamak.
Okey : Tamam. Okey (onaylama, anlaşma).
Imprimatur : Tasdik. Kilisenin verdiği basma izni. Ruhsat. Özellikle dini kitap hakkında. Basılma müsadesi. İzin. Tasvip.
Sanctions synonyms : okeh, o.k., nihil obstat, plunk for, plump for, indorse, support, ok, endorsement, commendation, endorse, confirm, indorsement, approval, countenance, pass.
Sanctions zıt anlamlı kelimeler, Sanctions kelime anlamı
Disapprove : Karşısında olmak. Reddetmek. Kınamak. Onamamak. Beğenmemek. Tasvip etmemek. Onaylamamak. Kabul etmemek. Uygun görmemek.
Disapproval : Kınama. İtiraz. Reddetme. Kabul etmeme. Hoşnutsuzluk. Uygun görmeme. Onaylamama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması.

Bu kısımda Sanctions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sanctions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sanctions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sanctions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.