Sand in the eyes türkçesi Sand in the eyes nedir

  • Körlük.
  • Düzgün ve açık bir şekilde görememek.
  • Gözlerdeki kum.

Sand in the eyes ingilizcede ne demek, Sand in the eyes nerede nasıl kullanılır?

Sand : Zımpara ile düzeltmek. Ç.kum saatiyle ölçülen zaman. Ç.kumsal. Kumlu çimerlik. Kumla kaplamak. Kum yapmak. Parçacıklarının 0.02-2 mm büyüklüğünde olduğu toprak tipi. Kumsal. Kum. Kum serpmek.

In : Olarak. İç. Çok moda olan. İçinde. İçine. Dahili. İçeriye. Da. İktidardaki. İçeri.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Eyes : Yargı veya fikir (örnek: benim gözümde (fikrimce) or kanun gözüyle).

Throw sand in the eye : Gözüne toprak atmak. Yanlış yönlendirmek. Aldatmak. Aldatmak suretiyle bir kimsenin kafasını karıştırmak. Kötü yola sürüklemek.

A feast for the eyes : Hassas gözler için manzara. Güzel manzara (gözler için bayram olan şey). Gözler için ziyafet. Seyretmesi haz veren şey.

Throw sand in the eyes : Kötü yola sürüklemek. Gözüne toprak atmak. Aldatmak. Yanlış yönlendirmek. Aldatmak suretiyle bir kimsenin kafasını karıştırmak.

Bat the eyes : Kur yapmak. Kırıştırmak. Elde etmeye çalışmak. Göz kırpmak. Flört etmek.

 

Throwing dust in the eyes of : Bir amaç uğruna aldatan. Gözüne toprak atan. Kötü yola sürükleyen.

İngilizce Sand in the eyes Türkçe anlamı, Sand in the eyes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sand in the eyes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unflattering : Kalaysız. Kötüleyen. Yaldızsız. Övücü olmayan.

Blindness : Tıp yönünden gözün ışık karşısında bütünüyle duyuşuz olması durumu. görüş gücünün onda birden az olması durumu. Düşüncesizlik. Görmezlik. Anlamamakta direniş. Görme yeteneğinin kaybı veya yokluğu. gözde veya beyindeki bir değişime bağlı olarak biçimlenir. Gaflet. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anlayışsızlık. Amalık.

Ablepsia : Ablepsi. Görememe durumu.

Darkness : Muğlaklık. Belirsizlik. Kötülük. Loşluk. Karanlık. Esrarengizlik. Bilgisizlik. Esmerlik. Cehalet. Koyuluk.

Ablepsy : Ablepsi.

Dulness : Kasvetlilik. Kesmezlik. Aptalca olma durumu. Anlayışsızlık. Aptallık. Donukluk. Bıkkınlık. Salakça olma durumu. Uyuşukluk. İlginç olmama durumu.

Bluntness : Körelmişlik. Pervasızlık. Patavatsızlık. Açık sözlülük. Kesmezlik.

Sightlessness : Göremiyor olma durumu. Amalık. Görmesi imkansız olma durumu. Görünmezlik.

Amaurosis : Kısmi körlük. Gözde herhangi bir patolojik değişim olmaksızın, beyinde, omurilikte veya göz sinirindeki değişimlere bağlı olarak biçimlenen görme kaybı, amarozis, kara su illeti, parlak körlük, hlk. kara körlük. Amorozis. Görmezlik. Amarozis. Amarosi. Parlak körlük. Kara su illeti.

Sand in the eyes synonyms : eyelessness, dullness, cecity.