Sarkoidozis nedir, Sarkoidozis ne demek

Sarkoidozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İnsanlarda nedeni belirlenememiş, bütün vücudu etkileyen, düğümcüklerle belirgin, granülomlu bir hastalık. Epitelioid makrofajlardan ve az sayıda lenfositten oluşan granülomlar belirgindir.

Atlarda kıl dökülmesi, kabuklanma ve pullanmayla belirgin deri yangısı, iştahsızlık, bitkinlik ve egzersiz dayanıksızlığıyla belirgin hastalık.

Sarkoidozis anlamı, kısaca tanımı

Sarko : Yelek boyunda kollu, önü açık, düz yakalı, kadifeden işli kadın giysisi, kısa entari

Sarkoid : Tüberküle benzeyen, peynirleşme nekrozunun biçimlenmediği ve epiteloid makrofajlardan oluşan tüberkülöz granülomu. Sarkoidozise ait veya sarkoidozise benzeyen. At sarkoidi.

Kıl dökülmesi : Alopesi.

İştahsızlık : İştahsız olma durumu.

Granülomlu : Granülomlardan oluşmuş, granülomatöz. Granülom özelliği gösteren, granülomatöz.

Kabuklanma : Kabuklanmak işi. Bir lav akıntısı veya bir lav gölü yüzeyinin katılaşması. Isıtılmış metallerin yüzeylerinde, oksit örtüsü oluşması olayı. Bir lav akıntısı ya da bir lav gölü yüzeyinin katılaşması.

Dayanıksız : Dayanmayan, sağlam olmayan, güçsüz, metanetsiz.

Bitkinlik : Bitkin olma durumu, dermansızlık, zafiyet.

 

Egzersiz : Alıştırma.

Pullanma : Pullanmak işi. Dış derinin boynuzsu küçük pullar veya büyük geniş parçalar durumunda dökülmesi.

İştahsız : Yemek yeme isteği olmayan, boğazsız. İsteksiz.

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Düğümcük : Ufak düğüm, nodül. Küçük doku birikimini belirlemek için kullanılan genel terim.

Granülom : Çevredeki sağlam dokuya oranla sertlik gösteren, granülasyon dokusundan oluşmuş küçük yumru. Düğümcük veya yumru biçiminde doku kümesi. Granülomlu yangıda oluşan, mononükleer hücreler, epiteloid hücreler, dev hücreleri ve bağ doku hücrelerinden oluşan, tümör benzeri şişkinlik.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

 

Dayanık : Kuvvetini kaybetmiş, yürümeye gücü kalmamış olan (hayvan).

Hastalı : Hastalıklı.

Dökülme : Dökülmek işi.

Diğer dillerde Sarkoidozis anlamı nedir?

İngilizce'de Sarkoidozis ne demek ? : sarcoidosis