Sat down at the table türkçesi Sat down at the table nedir

  • Yemeğe oturmuş.
  • Masaya oturmuş.

Sat down at the table ile ilgili cümleler

English: Ali sat down at the table.
Turkish: Ali masada oturdu.

Sat down at the table ingilizcede ne demek, Sat down at the table nerede nasıl kullanılır?

Sat : Cmt. Doygunluk. Doyma. Doy. Ct. Doygun. Cumartesi. Cts.

Down : Yıkmak. İndirmek. Çabucak içmek. Alaşağı etmek. Yere yıkmak. Bozuk. Düşürmek. Boyunca. Çökmek. Yere sermek.

At : Ye. E. Nezdinde. Bir hareketin hedefini gösterir. A. Yanında. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Da. Üzerinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Table : Ertelemek. Keste. Sofra. Göstermek. Cetvele yazmak. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır. Tartışmaya sunmak. Listeye geçirmek. Tablo. Masaya koymak.

Clear the table : Sofrayı toplamak. Masayı toplamak. Boşları almak. Boşları toplamak. Masanın üzerindekileri kaldırmak. Sofrayı kaldırmak. (masanın) boşlarını almak. Masa toplamak. Masayı kaldırmak.

Laid the table : Sofrayı kurdu. Masayı yemek yemek için hazırladı. Masayı hazırladı.

 

Edit the table : Tabloyu düzenle.

Laid his cards on the table : İçini döktü. Samimi bir şekilde açıkladı. İçinde olan her şeyi açığa vurdu.

Leave the table : Masayı terketmek. Masayı terk etmek. Masadan kalkmak. Kalkmak ve masadan uzaklaşmak.