Savin türkçesi Savin nedir

  • Ardıçkatranı ağacı.
  • Sabin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Servigiller (cupressaceae) familyasından, yerde yatık, pulsu yapraklı, ülkemizde karadeniz ve akdeniz bölgeleri ile kısmen iç anadolu bölgesinde yetişen çalı şeklinde bir bitki türü. sabin ardıcı, juniper.
  • Karaardıç.
  • Bu ağacın kurutulmuş uç filizlerinden elde edilen bir ilaç (geçmişte adet düzensizliği veya yokluğu tedavisinde kullanılan).
  • Kara ardıç.
  • Saç ağacı.
  • İlaç ve parfümlerde kullanılan bir yağ elde edilen avrupa ve kuzey asya ve kuzey amerika ardıcı.

Savin ile ilgili cümleler

English: A national campaign for energy saving is underway.
Turkish: Enerji tasarrufu için ulusal bir kampanya sürüyor.

English: About half of all American workers do not have access to workplace retirement savings plan.
Turkish: Tüm Amerikan işçilerinin yaklaşık yarısının iş yeri emeklilik tasarruf planına girişleri yok.

English: Ali bought a car using his savings.
Turkish: Ali birikimlerini kullanarak bir araba aldı.

English: Ali deposited 1,000 dollars in his saving account.
Turkish: Ali tasarruf hesabına 1.000 dolar yatırdı.

English: Ali adds a little money to his savings account each month.
Turkish: Ali her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.

Savin ingilizcede ne demek, Savin nerede nasıl kullanılır?

 

Savine : Karaardıç.

Saving : Kurtarma. Kazandırıcı. Durumu kurtaran. Kurtarıcı. Koruyan. Durumu idare eden. Biriktirme. Tasarrufta bulunma. Bkz.save. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Saving account : Tasarruf hesabı.

Saving bank : Tasarruf bankası.

Saving bond : Tasarruf bonosu. Hazine ya da kamu kuruluşları tarafından çıkarılan ve gelirinden vergi kesintisi yapılmayan tahvil.

Saving period : Üç aylık vb.). Faiz dönemi 8aylık. Bir biriktirme planına göre daha sonra bir kimsenin para çekebileceği zaman periyodu.

Saving life : Hayat kurtarma. Bir kimseyi ölmekten koruma. Bir hayatın kurtarılması.

Saving gap : Belli bir dönemde tasarrufların yatırımlardan düşük olması durumu. Tasarruf açığı.

Saving certificate : Biriktirme sertifikası. Birikim sertifikası. Bir birikim hesabı hakkında bilgi veren ve sahipliği gösteren sertifika.

Saving function : Tasarruf ile harcanabilir gelir arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğunu gösteren fonksiyon. Tasarruf fonksiyonu.

İngilizce Savin Türkçe anlamı, Savin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Savin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juniper : Ardıç ağacı. Ardıç. Andız. Servigiller (cupressaceae) familyasından, yapraklarını dökmeyen, meyvesinden pekmez (andız), gövdesinden katran elde edilen, ülkemizde hatay ve antalya civarında yetişen, açık tohumlu bir ağaç türü. anduz, ındız. Servigiller (cupressaceae) familyasından, kışın yapraklarını dökmeyen, bazı türlerinden katran elde edilen, ağaççık ya da çalımsı bitkiler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı.

Sabines : Orta italya'da apennines'te yaşamış antik italyan halkının üyesi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Sabine : Orta italya'da yaşamış sabine antik halkının dili.

Savin synonyms : juniperus sabina, a cells, abramis zone, a cell, dwarf juniper, a chromosome, abductor muscle, savine, a protein, sabin, abiotic factor, abo blood groups system, aardwolf.

Savin ingilizce tanımı, definition of Savin

Savin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A coniferous shrub (Juniperus Sabina) of Western Asia, occasionally found also in the northern parts of the United States and in British America. It is a compact bush, with dark-colored foliage, and produces small berries having a glaucous bloom. Its bitter, acrid tops are sometimes used in medicine for gout, amenorrhœa, etc.