Saving türkçesi Saving nedir
- Kazandırıcı.
- Kurtaran.
- Birikim.
- Biriktirme.
- Durumu idare eden.
- İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Bkz.save.
- Tasarruf.
- Kazanç.
- Bir ekonomide belirli bir dönemde yaratılan gelirin tüketilmeyen, yani harcanmayan kısmı. cari gelirin bir kısmının tüketilmeden gelecekte kullanılmak üzere ayrılması.
- Tasarrufta bulunma.
- Tutumlu.
- Koruma.
- Kazandırma.
- Koruyan.
- Tutum.
- Para biriktirme, varlık sağlama.
- Kurtarma.
- Artırım.
- Kurtarıcı.
- Durumu kurtaran.
- Kısıtlayıcı.
Saving ile ilgili cümleler
English: Ali has been saving up money so he can go to Boston.
Turkish: Ali Boston'a gidebilmek için para biriktiriyor.
English: Ali has been saving money to buy a car.
Turkish: Ali bir araba almak için para biriktiriyor.
English: A national campaign for energy saving is underway.
Turkish: Enerji tasarrufu için ulusal bir kampanya sürüyor.
English: Ali deposited three hundred dollars in his saving account.
Turkish: Ali tasarruf hesabına üç yüz dolar yatırdı.
English: Ali deposited 1,000 dollars in his saving account.
Turkish: Ali tasarruf hesabına 1.000 dolar yatırdı.
Saving ingilizcede ne demek, Saving nerede nasıl kullanılır?
Saving account : Tasarruf hesabı.
Saving bank : Tasarruf bankası.
Saving bond : Hazine ya da kamu kuruluşları tarafından çıkarılan ve gelirinden vergi kesintisi yapılmayan tahvil. Tasarruf bonosu.
Saving certificate : Bir birikim hesabı hakkında bilgi veren ve sahipliği gösteren sertifika. Biriktirme sertifikası. Birikim sertifikası.
Saving clause : Kurtarma klozu.
Saving private ryan : Iı. dünya savaşı hakkında steven spielberg tarafından yönetilen 1998 yapımı abd sinema filmi (er rayn'ı kurtarmak). Er ryan'ı kurtarmak.
Saving period : Faiz dönemi 8aylık. Bir biriktirme planına göre daha sonra bir kimsenin para çekebileceği zaman periyodu. Üç aylık vb.).
Saving deposit : Tasarruf mevduatı. Gerçek veya tüzel kişilerin bankalara vadeli mevduat veya vadesiz mevduat olarak yatırdıkları para.
Saving function : Tasarruf ile harcanabilir gelir arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğunu gösteren fonksiyon. Tasarruf fonksiyonu.
Saving gap : Tasarruf açığı. Belli bir dönemde tasarrufların yatırımlardan düşük olması durumu.
İngilizce Saving Türkçe anlamı, Saving eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Saving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Economic : Ekonomik. Hesaplı. İktisadi. İdareli. Ekonomiyle ilgili. İktisadı.
Provident : Tedbirli. Hazırlıklı. Vaktinde gerekli tedbirleri almayı bilen. İhtiyatlı. İdareli.
Limiting : İndirgeyici. Kısıtlayan. Sınırlayıcı. Limit belirleyici. Ayırıcı. Hapsedici. Sınırlayan. Sınırlama. Gelişmeyi engelleyici. Sınırlandırma.
Conservations : Sakınım. Saklama. Muhafaza. Tutma. Doğal kaynakları koruma. Doğal çevrenin korunması. Himaye. Sahip çıkma.
Messiahs : İsa peygamber. Mesih.
Messiah : Mesih. ä°sa peygamber. İsa peygamber.
Conglomeration : Yığma. Küme. Yığılma. Küme haline gelme. Birikinti. Yığın. Bir araya toplanma. Oluşum. Kümelenme. Holding.
Bodyguards : Muhafız. Koruma görevlisi. Fedai. Korumalar.
Rescue : Yardım. Tahlisiye. İmdat. Muaf tutmak. İmdadına yetişmek. Zorla geri almak. Kurtulma. Kurtuluş.
Face saving : İtibarını veya saygınlığını koruyan. Yüzü örten. İtibarını kurtarmaya yarayan.
Saving synonyms : economy of scale, restrictive, behaviors, behaviour, carriages, hoarding, good, behavior, demeanors, austerity, relief, carriage, booty, backlogs, gatherings, redemptions, liberator, ownerships, accumulation, bread, accretions, liberators, inhibitory, galahad, storages, retrieval, chokidar, frugal, bodyguard, shelterer, appropriations, asset, redeemers.
Saving zıt anlamlı kelimeler, Saving kelime anlamı
Evil : Talihsiz. Zarar. Günah. Bela. Yermek. Uğursuz. Kötülük. Günahkar. Fena. Kötü.
Wasteful : Savurgan. Zarar veren. İdaresiz. Müsrif. Ziyankar. Boşuna ziyan eden. Tutumsuz.
Saving ingilizce tanımı, definition of Saving
Saving kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Something kept from being expended or lost. Excepting. With the exception of. Also, without disrespect to. Rescuing. Preserving. That which is saved or laid up. Except. As, the savings of years of economy.

Bu kısımda Saving kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Saving ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Saving anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Saving ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.