Savings türkçesi Savings nedir
Savings ile ilgili cümleler
English: Ali told me that he could live off his savings for a while if he lost his job.
Turkish: Ali bana işini kaybetse bile tasarrufları ile bir süre yaşayabileceğini söyledi.
English: All depositors with over €100,000 in Southern Cypriot banks will now have to pay 9.9 percent levy on their savings as part of a €10 billion bailout plan agreed on Friday, March 15.
Turkish: 5 Mart Cuma günü kararlaştırılan 10 Milyar Avroluk kurtarma planı uyarınca Güney Kıbrıs bankalarında 100,000 avronun üzerinde parası bulunan mudilerin artık tasarrufları üzerinden yüzde 9.9 vergi ödemesi gerekecek.
English: Ali adds a little money to his savings account each month.
Turkish: Ali her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.
English: Ali deposited some money in his savings account just yesterday.
Turkish: Ali sadece dün tasarruf mevduadına biraz para yatırdı.
English: About half of all American workers do not have access to workplace retirement savings plan.
Turkish: Tüm Amerikan işçilerinin yaklaşık yarısının iş yeri emeklilik tasarruf planına girişleri yok.
Savings ingilizcede ne demek, Savings nerede nasıl kullanılır?
Savings account : Tasarruf hesabı. Yatırım hesabı. Vadeli hesap. Mevduat hesabı. Tasarruf mevduatı.
Savings and loan : Mevduatlar ve kredi. Kredi veren banka.
Savings bank : Yatırım bankası. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bireysel tasarrufları özendirmek amacıyla oldukça küçük tasarruflara mevduat hesabı açan ve bu konuda uzmanlaşan banka. Tasarruf sandığı. Tasarruf bankası. Topladığı paraları uzun süreli ekonomik işlere yatıran banka.
Savings bond : Orjinali bir kere satıldığında bir daha satılamaz veya ticareti yapılamaz devlet bonosu. Abd hazinesi tarafından 50 dolardan 10bin dolara kadar nominal değerde çıkarılan devredilemez kaydedilmiş bono. Devredilemez veya ciro edilemez hükümet bonosu. Tasarruf bonosu. Mevduat bonosu.
Savings book : Tasarruf mevduatı defteri. Tasarruf sandığı cüzdanı. Vadeli hesap cüzdanı.
Savings fund : Birikim fonu. Daha sonra kullanılmak üzere bir kenara ayrılan para.
Savings certificate : Bir birikim hesabı hakkında bilgi veren ve sahipliği gösteren sertifika. Birikimler sertifikası. Mevduatlar sertifikası. Biriktirme sertifikası.
Savings plan : Mevduat planı. Bir kimsenin faiz geliri elde etmek için belirli bir zaman için parasını yatırabildiği banka hesabı. Tasarruf planı.
Savings rate : Tasarruf oranı.
Savings deposit insurance fund : Tasarruf mevduatı sigorta fonu. Türkiyede mevduat ve katılım fonlarını, geri ödenmeme riskine karşı belli bir tutara kadar güvence altına alan ve bankaların yönetilmesi, mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi, satışı, tasfiyesi gibi yasayla verilen görevleri yerine getirmek için 2001 yılında çıkarılan yasayla kurulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kurumu.
İngilizce Savings Türkçe anlamı, Savings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Savings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accumulations : Toplanma. Yığın.
Ownership : Aidiyet. Mülkiyet. Sahip olma. Zilliyet. Özdeksel zenginlikleri karşılayan, insan çıkar ve dileklerine uygun düşen,, genellikle topluma, bir sınıfa ya da başka bir toplumsal kümeye, bir kişiye yararlar sağlayan özdeksel ya da tinsel bir olayın niteliği. Sahiplik. İyelik. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesinde istediği gibi kullanabilme hakkı. Bilgisayar, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Zilyetlik.
Austerity : Güçlük. Sertlik. Kanaatkarlık. Kemer sıkma. Masraftan kısma. Haşinlik. Azla yetinme. Katılık. Zorluk.
Saving : Biriktirme. Koruyan. Artırım. Kısıtlayıcı. Kazandırma. Kurtaran. Tasarrufta bulunma. Kurtarıcı.
Conglomeration : Yığılma. Yığın. Holding. Oluşum. Bir araya toplanma. Birikinti. Kümelenme. Yığma. Küme haline gelme. Küme.
Retrenchment : Kısaltma. Personel sayısını düşürme. Personel sayısında daralmaya gidilmesi. Azaltma (masrafları). Personel sayısını azaltma. Metris içi hendek. Azaltma. Kemer sıkma. Kısıntı.
Back demand : Yerine getirilmemiş talep. Rezerv. Potansiyel.
Build up : Kuvvetlendirmek. Övmek. (hastalıktan sonra) kendine gelmek. Geliştirmek. Güçlendirmek. Biriktirmek. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oluşturmak. Toparlanmak. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması.
Amassment : Yığma. Toplantı.
Economy : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekonomik jüye. Tutum. Ucuz. Ekonomi. Artırım. Örgüt. İdare. Tutumluluk. Ekonomiklik.
Savings synonyms : backlog, appropriations, accumulation, buildup, coacervation, ownerships, savingness, nest egg, accretion, economies, buildups, provident, conglomerations, accretions, amassments, providence, aggregation, austerities, fund, retrenchments, occupation, backlogs, possession, monetary fund.

Bu kısımda Savings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Savings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Savings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Savings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.