Scarf türkçesi Scarf nedir

Scarf ile ilgili cümleler

English: Ali adjusted the scarf around his neck.
Turkish: Ali eşarbı boynuna ayarladı.

English: I bought that scarf we looked at yesterday.
Turkish: Dün baktığımız fuları satın aldım.

English: Ali bought a scarf for Mary on Monday.
Turkish: Ali pazartesi günü Mary için bir eşarp aldı.

English: I bought a scarf for my grandfather for his 88th birthday.
Turkish: 88. doğum günü için büyükanneme bir eşarp aldım.

English: I bought a tie for Burak and I'll buy a scarf for Elena.
Turkish: Burak için bir kravat aldım, Elena için bir şal alacağım.

Scarf ingilizcede ne demek, Scarf nerede nasıl kullanılır?

Scarf pin : Bir eşarpı yerinde tutmak için kullanılan iğne. Eşarp iğnesi.

Scarf skin : Epidermis. Üst deri. Derinin en dış katmanı.

I would like a silk scarf to match this blouse : .

Head scarf : Baş örtüsü. Başörtü. Börk. Baş bağlama. Başa takılan ve çene altında bağlanan bayan baş örtüsü.

Scarface : Ünlü amerikan gangster. Sevgililer günü katliamı nın tezgahlayıcısı. Bir gangsterin hayatı hakkında 1983 yılında piyasaya sürülen film (başrolünde al pacino'nun oynadığı). Alphonse scarface capone (1899-1947). Yaralıyüz. Alphonse capone (1899-1947) amerikalı ganster.

 

Scarfed : Yuva. Şal. İki ucu arasında bir birleşim yeri olan. Geçme yeri. Eşarp. Boyunbağı. Geçme. Geçirmek. Kaşkol. Sürekli bir yüzey etkisi yaratmak için bir kaplama ile uyması için kesilmiş.

Headscarf : Baş örtüsü. Başa takılan ve çene altında bağlanan bayan baş örtüsü. Başörtü. Başörtüsü.

Scarfjoint : Yarım conta.

Scar over : Kabuk bağlamak. Kapanmak (yara).

Scarfpin : Kravat iğnesi. Eşarp iğnesi.

İngilizce Scarf Türkçe anlamı, Scarf eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scarf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Neckerchiefs : Boyun atkısı.

Kerchief : Başörtü. Boyun atkısı. Mendil. Yemeni.

Carry : Satışa sunmak. Sağlamak. Onaylamak. Kabul edilmek. Ağırlığını çekmek. Yardım etmek. Çakmak. İletmek. Başarı kazanmak.

Headdresses : Saç süsü. Sarık veya başörtüsü. Başa veya saça takılan süs. Başlık. Baş için örtü veya süs. Başörtü. Baş süsü.

Bride : Gelin.

Fitting : Uydurma. Prova. Kurma. Tertibat. Ayarlama. Doğru. Kip. Mekanizma. Terzi provası. Tesviyecilik.

Dowel : Tahta çivi ile tutturmak. Tespit pimi. Ağaç çivi. Dübel. Tıpa. Kavela. Tahta çivi. Takoz.

Headsquare : Boyun atkısı(ingiltere ingilizcesi) başa veya boyna takılan bayan şalı. Baş örtüsü.

Scarfed : İki ucu arasında bir birleşim yeri olan. Sürekli bir yüzey etkisi yaratmak için bir kaplama ile uyması için kesilmiş.

Contagion : Kötü etki. Bulaşma. Hastalık bulaşması. Etkilenme. Sirayet. Kontajiyon. Yayılma. Bulaşıcı hastalık. (hastalık) bulaşma.

 

Scarf synonyms : feather boa, patka, tudung, rebozo, comforter, alveolus, dovetailed, bash, communicate, bashed, sash, fichu, hearths, carried, deal a blow, construction, contagions, headdress, film splice, sashes, babushka, come through, conducts, coming through, hearth and home, put on, scarfs, headcover, shawled, bunting, disseminations, fireside, detournement.

Scarf zıt anlamlı kelimeler, Scarf kelime anlamı

Disjoin : Bağları kopmak. Ayırmak. Birleşmesine engel olmak.

Scarf ingilizce tanımı, definition of Scarf

Scarf kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A neckcloth. To throw on loosely. To form a scarf on the end or edge of, as for a joint in timber, metal rods, etc. Also, a cravat. A light shawl or handkerchief for the neck. To put on like a scarf. In a piece which is to be united to another by a scarf joint, the part of the end or edge that is tapered off, rabbeted, or notched so as to be thinner than the rest of the piece. An article of dress of a light and decorative character, worn loosely over the shoulders or about the neck or the waist. A cormorant.