Scenario analysis türkçesi Scenario analysis nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Senaryo çözümlemesi.
  • Hükümet, finansal kurum, firma veya derecelendirme kuruluşunun risk yönetimi çerçevesinde olası seçeneklerin sonuçlarını değerlendirirerek gelecekte ortaya çıkabilecek olayları çözümlemesi.
  • Senaryo analizi.
  • Olasılık analizi.

Scenario analysis ingilizcede ne demek, Scenario analysis nerede nasıl kullanılır?

Scenario : Senaryo. Tasarı. Eylemli gözlem koşulları yaratmak üzere bireylere çeşitli üstlenceler yükleyerek bir toplumsal kesiti yansıtan oyun metni. Doğaçlamaya dayanan italyan halk tiyatrosu, commedia dell'arte türünün sahnedeki oyun için gerektirdiği özet taslak. ortaoyunu da önceden hazırlanmış bir taslak doğrultusunda oynanırdı. Plan. Durum. Oynanca.

Analysis : İnceleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Çözümleme. Ayrım. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Tahlil. Analiz etme. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi.

 

Scenario editor : Büyük yapımevlerinde, filmlerde kullanılmak üzere konu, buluş araştırmak, gönderilen oyunlukları incelemek, bunların özetlerini çıkarmak, oyunlukları hazırlamak işlerini yöneten kimse. Oyunluk görevlisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Scenario manager : Senaryo yöneticisi.

Scenario name : Senaryo adı.

Scenario pivottable : Senaryo özet tablosu.

İngilizce Scenario analysis Türkçe anlamı, Scenario analysis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scenario analysis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Scenario analysis synonyms : a change in individual demand, a group shares, a shift in supply, a change in demand, ability to pay approach, ability rent.