Schnozzle türkçesi Schnozzle nedir

  • (ibranice'den) schnoz.
  • Burun (özellikle alışılmamış büyüklükte).
  • Burun (özellikle büyük olan).

Schnozzle ingilizcede ne demek, Schnozzle nerede nasıl kullanılır?

The schnoz : Amerikalı koca burunlu komedyen ve aktör. James francis durante (1893-1980). Burun (özellikle alışılmamış büyüklükte). Jimmy durante'in lakabı.

Schnook : Salak kişi. Ahmak kimse (argo terim). Aptal.

Schnooks : Ahmak kimse (argo terim). Aptal. Salak kişi.

Schnorkel : Hava alma borusu. Şnorkel. Hava borusu.

Schnorrer : Otlakçı. Beleşçi. Diğerlerinin hesabına yaşayan kimse. Sefil. Dilenci. Diğerlerinin artıkları ile yaşayan kimse (argo terim). Başkalarının sırtından geçinen.

İngilizce Schnozzle Türkçe anlamı, Schnozzle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Schnozzle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nozzle : Püskürtücü. Yakıtyağı memesi. Hortum başı. Meme. Burun. İbrik ağzı. Delik. Nozul. Hava ya da yakıtın akışını denetleyen ufak, delikli parça. Ağızlık (hortum için).

Olfactory organ : (hayvanlarda) hortum. (hayvanlarda) koku alma organı. Burun. Birincil duygu hücrelerinden meydana gelen ve gaz halindeki maddeleri koklamaya yarayan burun gibi organ ya da böceklerde koku alan kıllar. Koklama organı. Koku alma organı.

 

Honker : Kaz sesi çıkaran. Koca burunlu (argo terim). Büyük burunlu. Koca burunlu.

Snout : Muhbir. Duy. Tütün. Hayvanın uzun burnu. Kovan. Hortum (hayvan). Burun (zooloji terimi). Ön kısım (araba). Burun (hayvan). Tütün (ingiliz ingilizcesi).

Nose : Dikkatle ve yavaşça sürmek (araba). Koklamak. Uç. Burun (uçakta). Ses vb genizden çıkarmak. Burun. Koku almak. Burnunu sürmek. Koklayarak bulmak.

Beak : Gagalamak. Hakim (ingiliz ingilizcesi). Burun. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Kuşların ağızlarında sert çıkıntı yapan kısım. İbrik ağzı. Okul müdürü. Kakaç. Büyük burun. Ağız.

Snoot : Uzatma eki. Surat. Işık kaynağının yanlarında bulunan, açılıp kapanarak ışığın biçimini düzenleyen yayındırıcı yüzey. Yayındırıcı kanat. Çok ufak konuların yakından ve büyük görüntülerini saptamak için, mercek yuvası ile mercek arasına yerleştirilen ve odak uzunluğunu artıran maden boru. Yüz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Burun. Yüzü ekşitme.

Hooter : Paydos düdüğü. Siren. Düdük.

Schnozzle synonyms : schnoz.