Sea lane türkçesi Sea lane nedir
- Seyir hattı.
- Deniz yolu.
- Rota.
Sea lane ingilizcede ne demek, Sea lane nerede nasıl kullanılır?
Sea : Umman. Deniz. Derya. Okyanus. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Dalga. Denizle ilgili.
Lane : Dar sokak. Köyleri, kasabaları ve daha küçük yerleşim birimlerini birbirlerine bağlayan, kentlerarası karayollarının gerektirdiği nitelikleri ve ölçünleri taşıması gerekli olmayan daha dar yollar. Kulvar. Yol şeridi. Yol. Koşak. Keçi yolu. (yol) şerit. Dar geçit.
Sea air : Denizde bulunan taze tuzlu hava. Deniz havası.
Sea anchor : Deniz demiri. Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt. Açık deniz demiri. Deniz çapası. Denizdeyken bir gemiyi bir yerde tutmak için kullanılan cihaz.
Sea anemon : Sölenterler (coelenterata) alt bölümünden, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, çok sayıda, uzun, dokunaçları bulunan, akdeniz'de yaşayan türleri içine alan bir cins. Denizşakayığı.
Sea anemone : Deniz şakayıkı. Denizgülü. Denizşakayığı. Deniz anemonu. Anemon. Deniz şakayığı. Sölenterlerden knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından dokunaçları oldukça kısa, kırmızı, mavi, yeşil renkli, yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. Taçyaprağı şeklinde dokungaçları ve jelatinimsi gövdesi olan deniz polipi.
Sea ape : Deniz su samuru. Deniz maymunu.
İngilizce Sea lane Türkçe anlamı, Sea lane eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sea lane ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Seaway : Derin suyolu. Denizyolu. Su yolu. Geminin hızı. Deniz ve haliç kıyılarındaki karayolu. Deniz trafiği.
Tack : İlave etmek. Birleştirmek. Tutturmak. Orsa etmek. Teyellemek. Teyel. Yöntem. Yiyecek. Eklemek.
Sea route : Gemi rotası.
Lanes : Keçi yolu. Dar yol. Kulvar. Patika. Yol şeridi. Şerit.
Lane : Keçi yolu. Patika. İngilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim. Köyleri, kasabaları ve daha küçük yerleşim birimlerini birbirlerine bağlayan, kentlerarası karayollarının gerektirdiği nitelikleri ve ölçünleri taşıması gerekli olmayan daha dar yollar. Koşak. Dar sokak. Dar geçit. Şerit (yol). Kulvar.
Ship route : Vapur hattı.
Seaways : Deniz trafiği. Deniz ve haliç kıyılarındaki karayolu. Geminin hızı. Su yolu. Denizyolu. Derin suyolu.
Route : Yol. Hat. Tarik. Güzergah. Herzamanki yol. Göndermek. Belirli bir yolla göndermek. Sevk etmek. Her zamanki yol.
Routes : Herzamanki yol. Yol. Yürüyüş emri. Güzergah. Yollar. Hat.
Heading : Kafa vuruşu. Pozisyon. Başı çekme. Galeri. Ana fikir. Başlık (yazıda). İlerleme galerisi. Konu. Baş. Lağım sürme.
Sea lane synonyms : headings, bearing, course, rotas.

Bu kısımda Sea lane kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sea lane ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sea lane anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sea lane ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.