Sealer türkçesi Sealer nedir

  • Sızdırmazlık maddesi.
  • Fok avcısı.
  • Mühürdar.
  • Salmastralama makinesi.
  • Fok avı gemisi.
  • Mühürleyici.
  • Mühürleyen kimse.
  • Mühürleyen.
  • Kaplama.
  • Su geçirmezlik maddesi.
  • Onaylayan.

Sealer ingilizcede ne demek, Sealer nerede nasıl kullanılır?

Sealeries : Fok tarlası. Dalyan. Fok avcılığı.

Sealers : Fok avcısı. Fok avı gemisi. Kaplama. Sızdırmazlık maddesi. Onaylayan. Mühürleyici. Salmastralama makinesi. Su geçirmezlik maddesi. Mühürleyen. Mühürdar.

Sealery : Fok tarlası. Dalyan. Fok avcılığı.

Seale wirerope : Birbirine bitişik dış iki katta eşit sayıda teli olan ve en dış kat telleri, onun altındaki katta bulunan tellerin arasına yerleştirilen, sarma adımıyla sarma yönü aynı olan halat. Seale halat.

Warrington seale wirerope : Telleri iç ve orta katlarda warrington halat biçiminde ve orta ve dış katlarda seale halat biçiminde yerleştirilmiş halat. Warrington-seale halat.

Sealed book : Anlaşılmayan kitap veya herhangi birşey. Mühürlenmiş kitap. Kapalı kitap.

Sealed off area : Kapalı bölge. Kapatılmış bölge. Kısıtlanmış bölge. Yasaklanmış bölge.

Seale : Afro-amerikan sosyal aktivist. Radikal siyasi grup kara panterler in kurucularından biri. Bobby seale (1937 doğumlu). Alabama eyaletinde şehir.

Sealed covering : Birşeye (hava, su, vb.) karşı kapatan örtü.

 

Sealed room : Mühürlü oda. Kapalı oda. Muhtemel gaz saldırılarından korunmak için havageçirmez şekilde yapılmış oda.

İngilizce Sealer Türkçe anlamı, Sealer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sealer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Covert : Örtücü tüy. Saklanılan yer. Kuşlarda kanat tüylerini örten tüy. Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Kuşlak. Avlak. Gizli. Saklı.

Coat : Giydirmek. Tabaka. Post. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Yumurta kabuğu. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sarmak. Kaplamak. Kat.

Attestant : Doğrulayan. Tasdik eden kimse. Tasdik eden. Teyit eden kimse. Şahit. Onaylayan kimse. Tanık.

Certifier : Onaylayan otorite. Belge veren. Ciro eden kimse. Şahit. Sertifikalandıran. Onay veren.

Endorser : Cirocu. “destek” anlaşması sonucu ürünleri kullanılan firma. Destekçi. İmzalayan. Gitar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi. Aktaran. İmza eden. Bir senedin arkasını imzalayarak devreden kişi. krş.ciro.

Functionary : Tayin edilen. Atanan. Görevli. İşlevleri olan kimse. Memur.

Attestator : Doğrulayan. Teyit eden kimse. Şahit olarak tanrı huzurunda yemin eden kimse. Şahit. Onaylayan kimse. Tasdik eden. Tanık olarak imzalayan. Tanık. Tasdik eden kimse.

Crowned : Taç giymiş. Taçlanmış. Taç giydirilmiş. Taçlı.

Caulking : Sızdırmaz yapma. Kalafat etme. Silikon. Sızdırmazlık. Macun. Kalafatlama. Üstüpü. Birleşme noktalarını tıkamak veya çatlak ve ek yerlerini doldurmak için kullanılan su geçirmez malzeme. Kalafat. Tıkama.

 

Affirmant : Tasdikleyen.

Sealer synonyms : authenticators, casements, approving, approved by, covered, coverts, casing, cowl, covering, sealant, corroborative, corroboratory, sealing material, confirming, attestor, sealing machine, attestors, checked by, sealers, approver, certifying, coverings, casings, caulk, casement, coated, blockout, coating, official, cowls.

Sealer ingilizce tanımı, definition of Sealer

Sealer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, an officer whose duty it is to seal writs or instruments, to stamp weights and measures, or the like. A mariner or a vessel engaged in the business of capturing seals. One who seals.