Search for türkçesi Search for nedir

  • Aranacak.
  • Aranan.
  • Aranacak öğe.
  • Şunu ara.
  • Aramak.
  • Ara.
  • Bulmaya çalışmak.
  • Bunu ara.

English: The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel.
Turkish: Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.

English: Because of the storm, we couldn't search for the lost child.
Turkish: Fırtınadan dolayı kayıp çocuğu arayamadık.

English: I need to search for my pen.
Turkish: Dolma kalemimi aramalıyım.

English: Ali will assist you in your search for Mary.
Turkish: Ali Mary'yi aramanda sana yardım edecek.

English: Do not search for people's weaknesses, but for their strengths.
Turkish: İnsanların zayıf yönlerini araştırmayın ama güçlü yönlerini araştırın.

Search : Aramak. Arama tarama yapmak. Araştırma. Bakma. Gözlemek. Araştırmak. Gedik açmak (mermi). Bakmak. Karıştırmak. Yoklamak.

For : -dır. Ocak. -e. Yüzünden. -e elverişli. Karşılığında. Şerefine. Nedeniyle. Olarak. Namına.

Search for extraterrestrial intelligence : Dünyadışı bilgi veya istihbarat araması. Setı. Uzaktan radyo sinyallerinin tespiti yoluyla evrende başka yaşam olup olmadığını keşfetme amaçlı global bilimsel proje. Dünyadışı zeka arayışı.

 

Search for help on : Yardım ara.

Search for word forms : Sözcük formlarını ara.

Derail the search for peace : Barış girişimlerini sekteye uğratmak. Barış arayışının başarısız olması için girişimde bulunmak. Barış arayışını raydan çıkarmak.

Sözcükler, direkt olarak Search for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breaks : Söylemek. Kesmek. Batırmak. Çiğnemek. Ağarmak. İflas etmek. Koparmak. Parçalanmak. Batmak.

Wanted : Gerekli. İhtiyaç var. Lazım. Aranılan. Aranıyor. İstenen.

Comb out : Ayırmak. Ayıklamak. Temizlemek. Taramak. Arayıp taramak.

Comb : Tarak. Taramak. Arayıp taramak. İbik. Taranmak. Taraklamak. Kaşağılamak. Ayırmak.

Dial : Telefon numaralarını çevirmek. Numara çevirmek. Telefon numarası çevirmek. Çevirmek. Tuşlamak. Göstermek. Aramak (telefon). Telefonla aramak. (telefon) numaraları çevirmek.

Foraged : Yiyecek aramak. Araştırmak. Baskın yapmak. Didiklemek. Yem. Eşelemek. Karıştırarak aramak. Toplamak. Yağmalamak.

Comma : Binlik ayracı. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Koma. İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı. Virgül.

Breathing space : Mola. Serbest solunum için yeterli hacim. Soluklanma. Dinlenme. Nefes alacak yer.

Cessation : Durma. İnkıta. Durdurulma. Ara verme. Mola. Sona erme. Duruş. Kesilme. Fasıla.

Discontinuances : Kesilme. Devam etmeme. Devamsızlık. Son verme. Aralık. Fasıla. İnkıta. Vazgeçme. Davanın düşmesi.

Search for synonyms : be on the look out for, chasm, be spoiling for, look for, looked up, be on the lookout fo, dec, combs, discontinuance, chase after, breather, break, dials, ask for, call on, cessations, abscissions, breathers, chasms, find what, try to find, call, beat about, abscission, discontinuation, beat the bushes, forage.