Secund türkçesi Secund nedir
- Tek yanlı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Sekunt.
- Bir tarafa doğru yönelmiş ya da bir tarafta dizilmiş çiçek ya da yapraklar. sekund.
Secund ingilizcede ne demek, Secund nerede nasıl kullanılır?
Secunda : Bir bayan ismi.
Secundary bile acids : Sekunder safra asitleri. İkincil safra asitleri. Safra asitleri.
Secundary dilatatio ventriculi : Sekunder mide dilatasyonu. Akut mide genişlemesi.
Secundary rumen tympania : İkincil işkembe şişkinliği. Sekunder rumen timpanisi.
Secundary structure : Birincil yapıdaki polimerin veya makromolekülün sarmal, tabakalı yapı gibi daha ileri bir düzenleme göstermesi. hidrojen bağı ve diğer zayıf bağlarla oluşturulan makromolekül yapıları. İkincil yapı.
Secundines : Hayvanlarda dölüt zarlarının hepsine birden verilen ad. bitkilerde ovülün iç kılıfı. Bebeğin doğumundan sonra dışarı atılan plasenta. Plasenta. Sekundin. Son.
Secundogeniture : İkinci erkek çocuk.
Secundum : Gereğince. Nazaran. -a göre (latince). Göre. Uygun olarak.
Arcus pharyngeus secundus : Yutağın gelişiminde yutak ceplerini dıştan sınırlayan yapı. ikinci yutak kavisinden tonsilla palatina ve dil kemiği gelişir. İkinci yutak kavisi.
Spermatocytus secundarius : Testiste birincil spermatositlerden birinci olgunlaşma bölünmesiyle kromozom sayıları yarıya inen çift kromatitli hücreler. İkincil spermatosit.
İngilizce Secund Türkçe anlamı, Secund eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Secund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Enlist : Katılım sağlamak. (destek) sağlamak. Kayırmak. Sağlamak (destek). Askere almak. Gönüllü yazılmak. Kaydetmek. Askere yazmak. Askere kaydetmek. Asker olmak.
Copyright : Tetif hakkı. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Herhangi bir kimsenin bir yapıtı (film, televizyon oyunu, oyunluk, beste, vb.) yaratmasından, gerçekleştirmesinden doğan ve yasalarla güvence altına alınan tüm hakları. Sanat ürünü, estetik yapıt iyelerinin ve diğer yazarların meydana getirdikleri yapıtları nedeniyle taşıdıkları haklar. Herhangi bir filmin eşlemini çıkarmayı, bu eşlemleri çoğaltmayı sağlayan hak. Bir fikir veya sanat eserini yaratan kişinin, bu eserden doğan ve yasalarla korunan mülkiyet hakkı. Oynatım izni. Özlük hakkı. Oynatım hakkı. Telif.
Obtain : Almak. Elde etmek. Bulmak. Var olmak. Ele geçirmek. Geçerli olmak. Varlığını sürdürmek. Edinmek. Sağlamak. Süregelmek.
Unilateral : Unilateral. Bir tarafta oluşan, tek taraflı, sadece bir tarafı tutan. Bir taraflı. Tekyanlı. Tek yönlü. Tek taraflı. Tektaraflı.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Secund synonyms : 2nd, 2d, acacia, aardvarks, abramis zone, a chromosome, engage, patent, abductor muscle, ordinal, aardvark, single sided, procure, abacus bodies, abambulacral area, suborn, abiotic environment, a site.
Secund zıt anlamlı kelimeler, Secund kelime anlamı
Cardinal : Başlıca. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Önemli. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Parlak kırmızı. Esaslı. Belli başlı. Papayı seçen, ona danışmanlık eden ya da onun bakanları görevini yapan yetmiş başpapazdan her biri. Kardinal kuşu. En önemli.
Silence : Sır saklama. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır. Susma. Susturmak. Sessizlik. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Susunuz uyarısı. Susunuz. Dinginlik.
Secund ingilizce tanımı, definition of Secund
Secund kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Arranged on one side only, as flowers or leaves on a stalk.

Bu kısımda Secund kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Secund ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Secund anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Secund ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.