Security deposit türkçesi Security deposit nedir

  • Tahviller ve onların ticareti ile ilgili banka işlemi.
  • Teminat bedeli.
  • Depozito.
  • Tahvil hesabı.
  • Güvence depozitosu.
  • Güvence bedeli.
  • Para yatırmak için kullanılan hesap.
  • Güvenlik depozitosu.

Security deposit ile ilgili cümleler

English: Do you require a security deposit?
Turkish: Bir güvenlik depozitosuna ihtiyacın var mı?

Security deposit ingilizcede ne demek, Security deposit nerede nasıl kullanılır?

Security : Taşınır değer. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Güvenlik önlemleri. Hisse senedi, devlet tahvilleri, özel kesim tahvilleri ve poliçe gibi finansal varlıklara verilen genel ad. Rehin. Kefil. Emniyet. Güvence. Bilgisayar, hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kefillik.

Deposit : Gümrük vergileri karşılığı önödence alma. Depozit vermek. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Belirli bir süre sonunda ya da istenildiği anda alınmak üzere bankalara para verme. Yerleştirmek. Depozit olarak vermek. Sıvıların dibine oturan maddeler. Koymak. Yatırma. Para yatırmak.

 

Security accounts manager : Güvenlik hesapları yöneticisi.

Security administrator : Güvenlik yöneticisi. Güvenlik yönetmeni.

Security analysis : Güvenlik analizi.

Security apparatus : Savunma sistemi.

İngilizce Security deposit Türkçe anlamı, Security deposit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Security deposit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bargain money : Depozito olarak yatırılan para. Kapora. Pey akçesi. Peşinat.

Consignation : Muhayyer; depozito. Konsinyasyon. Görevlendirme. Muhayyer. Sevk etme. Emanet. Belirleme.

Caution money : Teminat. Geçici inanca. Geçici teminat. Geçici inanca olarak yatırılan para ya da bankalarca geçici inanca karşılığı verilen yazılım. Kefalet. Muvakkat teminat. Teminat parası.

Security : Emanet. Güvenlik. İnanca. Bilgisayar, hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rehin. İpotek. Koruma. Borçlanım, tutu, yapı tutusu, değerli kağıt, pay ve borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her çeşit tecimsel belgit, borsaya verilsin verilmesin iyesi ya da taşıyanına bir alacak sağlayan belge. Emniyet.

Down payment : Peşin ödeme. Pey akçesi. Teminat. Konut bankalarından ya da konut ödenci veren öteki kuruluşlardan ödünç almaya hak kazanabilmek için, bir kimsenin, bu kuruluşlara yatırması ve orada bir süre tutması gereken belli nicelikteki para. Kapora. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Ön ödeme. Peşinat.

 

Deposit : Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Önödenceye bağlama. Depozit vermek. Yatırma. Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca. Yatırmak. Mevduat. Depozit olarak vermek. Depozito vermek. Güvenmelik.

Consignations : Konsinyasyon. Emanet. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi. Konsinye satış. Muhayyer. Muhayyer; depozito.