Seduce türkçesi Seduce nedir

Seduce ile ilgili cümleler

English: Are you trying to seduce me?
Turkish: Beni kandırmaya mı çalışıyorsun?

English: I tried in vain to seduce her.
Turkish: Onu boşuna kandırmaya çalıştım.

English: Ali tried to seduce his secretary.
Turkish: Ali sekreterini kandırmaya çalıştı.

English: I think that Mary is trying to seduce Tom.
Turkish: Bence Mary, Tom'u kandırmaya çalışıyor.

English: He tried to seduce me.
Turkish: Beni kandırmaya çalıştı.

Seduce ingilizcede ne demek, Seduce nerede nasıl kullanılır?

Seduceable : Baştan çıkarılabilir. Ayartılabilir. Kışkırtılabilir. Kötü yola düşürülebilir. Cinsel ilişkiye girmeye ikna edilebilir.

Seduced : Kanına girmek. Tahrik etmek. İğfal etmek. Ayartılmış. Baştan çıkarmak. Ayartılan. Ayartmak.

Seducement : Bir kimseyi cinsel ilişkiye girmeye ikna etme eylemi. Ayartma. Kışkırtmak. Kötü yola sürükleme hareketi. Baştan çıkarma.

Seducer : Gönül çelen. Ayartan. Baştan çıkaran. Baştan çıkaran kimse. İğfal eden adam. Ayartıcı. İğfal eden. Gönül acısı.

Seducers : Ayartan. İğfal eden adam. Gönül çelen. Baştan çıkaran. Ayartıcı. Baştan çıkaran kimse. İğfal eden.

 

Seducible : Kışkırtılabilir. Cinsel ilişkiye girmeye ikna edilebilir. Ayartılabilir. Kötü yola düşürülebilir. Baştan çıkarılabilir.

Being seduced : Baştan çıkarılmış olma. Ayartılma. Ayartılmış olma. Baştan çıkarılma.

Seductions : Çekicilik. Ayartma. İfsat. İğfal. Ayartı. Cazibe. Baştan çıkarıcılık. Baştan çıkarma. Kandırarak ırza geçme.

Unseduced : Cazibeye teslim olmamış. Tahrike teslim olmamış. Ayartılmaya kanmamış. Ayartılmamış. Tahrik olmamış. Baştan çıkarılmamış.

Seducingly : Baştan çıkararak. Kışkırtarak. Çekici bir şekilde. Ayartıcı bir şekilde. Baştan çıkarıcı bir şekilde.

İngilizce Seduce Türkçe anlamı, Seduce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seduce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Do it : Götürmek. Sevişmek. Mala vurmak. Aşk yaşamak. Birisini yatağa atmak. Başardı. Mercimeği fırına vermek. Cinsel ilişkiye girmek. Üstesinden geldi. (karşı cinsi) götürmek.

Enflaming : Tutuşturmak. Aydınlatmak. Ateşlemek. Heyecanlandırmak. Yakmak. Alevlenme. Tutku uyandırmak.

Do well : İyi gitmek. İyi olmak. İyi kazanmak. Durumu iyi olmak. İyi etmek. İyi dinlenmiş olmak.

Befool : İşletmek. Aldatmak. Aptal yerine koymak.

Enflamed : Yakmak. Aydınlatmak. Tutuşturmak. Tutku uyandırmak. Heyecanlandırmak. Alevlenmiş. Ateşlemek.

Make love : Aşk yapmak. Götürmek. Sevişmek. Yatmak. Mala vurmak. Seks yapmak. Cinsel ilişkiye girmek.

Argued : İtiraz etmek. İddia etmek. Karşı gelmek. Göstergesi olmak. İspatı olmak. İkna etmek. Münakaşa etmek. Görüşmek. Belli etmek.

 

Carry it off : Kolayca üstesinden gelmek. Üstesinden gelmek.

Beguile : Aklını çelmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Çekmek. Hoşça geçirmek. Saptırmak. Büyülemek. Cezbetmek. Eğlendirmek.

Have it off : Mercimeği fırına vermek. Yasak aşk yaşmak. Sevişmek. Mala vurmak. Kaçamak yapmak. Kırıştırmak. İlişki kurmak. Cinsel ilişki yaşamak. Birisini yatağa atmak. Seks yapmak.

Seduce synonyms : have a go at it, lie with, have it away, roll in the hay, bamboozling, abetted, engender, sleep together, fucks, bait, allures, argue, bonk, bilk, get a long, corrupts, bribe, delude, enticed, inveigling, baited, carry away, make, enflame, deflowers, bang, entices, agitates, debauch, have intercourse, allured, debauches, know.

Seduce zıt anlamlı kelimeler, Seduce kelime anlamı

Dissuade : Kandırmak. Cesaret kırmak. Vazgeçirtmek. Caydırmak. Fikrini çelmek. Çelmek. Aklını çelmek. Vazgeçirmek.

Seduce ingilizce tanımı, definition of Seduce

Seduce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To tempt and lead to iniquity. To entice to evil. To lead astray. To corrupt. To draw aside from the path of rectitude and duty in any manner.