Seduced türkçesi Seduced nedir

  • Ayartılan.
  • Tahrik etmek.
  • Kanına girmek.
  • Baştan çıkarmak.
  • İğfal etmek.
  • Ayartmak.
  • Ayartılmış.

Seduced ingilizcede ne demek, Seduced nerede nasıl kullanılır?

Be seduced by : Tarafından ayartılmak. Tarafından baştan çıkarılmak.

Being seduced : Baştan çıkarılmış olma. Baştan çıkarılma. Ayartılma. Ayartılmış olma.

Unseduced : Ayartılmaya kanmamış. Tahrike teslim olmamış. Ayartılmamış. Cazibeye teslim olmamış. Tahrik olmamış. Baştan çıkarılmamış.

Seduce : Gönül çelmek. Akıl çelmek. Baştan çıkarmak. Kandırmak. İğfal etmek. Azdırmak. Kanına girmek. Tahrik etmek. Ayartmak. Becermek.

Seduceable : Cinsel ilişkiye girmeye ikna edilebilir. Kötü yola düşürülebilir. Kışkırtılabilir. Baştan çıkarılabilir. Ayartılabilir.

Seductive : Şuh. Ayartıcı. İç gıcıklayıcı. Çekici. Karşı konulmaz. Baştan çıkaran. Tahrik eden. Baştan çıkarıcı. Günaha çağıran.

Seducingly : Baştan çıkarıcı bir şekilde. Kışkırtarak. Baştan çıkararak. Çekici bir şekilde. Ayartıcı bir şekilde.

Seducement : Kötü yola sürükleme hareketi. Baştan çıkarma. Ayartma. Kışkırtmak. Bir kimseyi cinsel ilişkiye girmeye ikna etme eylemi.

Seducer : Baştan çıkaran kimse. Gönül çelen. Baştan çıkaran. Gönül acısı. İğfal eden adam. Ayartan. İğfal eden. Ayartıcı.

 

Seducing : İğfal etmek. Baştan çıkarmak. Kanına girmek. Günaha çağıran. Fettan. Tahrik etmek. Ayartmak.

İngilizce Seduced Türkçe anlamı, Seduced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seduced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bated : Kesilmiş (nefes). Sınırlanmış. Tutulmuş.

Tempts : Kandırmak. Meydan okumak. Özendirmek. Şeytana uydurmak. Ayartmaya çalışmak. Doğru yoldan saptırmaya çalışmak. Teşvik etmek. Çelmek.

Belittled : Azalmış. Küçülmüş. Küçümsenmiş. Küçültülen. Hor görülmüş. Aşağılanmış. Küçültülmüş.

Allures : Çekme. Çekmek. Albeni. Aklını başından almak (argo terim). Aklını çelmek. Aklını başından almak. Büyülemek. Çekici.

Actuate : Harekete geçirmek. Kuvveden fiile çıkarmak. İşletmek. Etkin hale getirmek. Hareketlenmek. Harekete getirmek. Çalıştırmak. Faaliyete geçirmek.

Perverted : Sapkın. Sapık. Kötü.

Knock off : Çırpıştırmak. İndirim yapmak. Vurup devirmek. Aşırmak. Soymak. İşi bırakmak. Fiyat kırmak. Korsan eser. Paydos etmek. Çalmak.

Inflate : Hava ya da bir başka gazla ikmal etmek. Hava basmak. Şişmek. Suni olarak yükseltmek (fiyatları). Piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak. Şişirmek. Şişirmek (hava ile). Artırmak. Hava ile şişirmek. Lastik şişirmek.

Allured : Aklını başından almak (argo terim). Aklını çelmek. Çekmek. Çekici. Albeni. Cezbetmek. Çekme. Büyülemek. Aklını başından almak.

Shave : Buz kazımak (buz kalıbından). Kesmek. Sıyırmak. Rende. Tıraş olmak. Rendelemek. Yüzmek. Sıyırıp geçmek. Tıraş etmek. Sakal tıraşı olmak.

 

Seduced synonyms : spill, cut, enticed, minify, thin, bribe, inveigling, abet, seduces, disturbs, take away, shrivelled, entice, debauch, egg, diminished, bring down, tempt, thin out, abetted, deludes, allure, carry away, incited, faded, trim back, deflowered, slashed, slash, agitating, carrying away, weakened, entices.

Seduced zıt anlamlı kelimeler, Seduced kelime anlamı

Increase : Artma. Eder artırımı. Üremek. Çoğaltmak. Yükseltmek. Artış. Artmak. Artırmak. Büyümek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması.

Thicken : Yoğunlaşmak. Bulandırmak. Kalınlaştırmak. Çoğalmak. Yoğunlaştırmak. Koyulaştırmak. İçinden çıkılmaz olmak. Sıklaşmak. Kıvamlaştırmak. Sıklaştırmak.

Inflate : Şişirmek. Suni olarak yükseltmek (fiyatları). Şişirmek (hava ile). Hava ile şişirmek. Artırmak. Şişmek. Hava ya da bir başka gazla ikmal etmek. Piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak. Lastik şişirmek. Hava basmak.

Seduced antonyms : lengthen, deflate, increased.