Seeded türkçesi Seeded nedir

  • Çekirdeğini çıkarmak.
  • Sınıflamak (yarışmacıları).
  • Tohumlanan.
  • Tohum vermek.
  • Tohum ekmek.
  • Seribaşı.

Seeded ile ilgili cümleler

English: She seeded vegetables in her garden.
Turkish: Bahçesine sebze ekti.

Seeded ingilizcede ne demek, Seeded nerede nasıl kullanılır?

Few seeded : Sperm sayısının dölleme sınırının altında olması durumu. Oligospermi.

Three seeded : Üç tohumlu.

Unseeded : Dereceye giremeyen.

Seeder : Çekirdek çıkarma aleti. Tohum ekme aleti. P2p ağlarında dağıtıcı. Çekirdek çıkarmak için kullanılan bir cihaz. Ekim makinesi. Mibzer.

Seeders : Çekirdek çıkarma aleti. Mibzer. Çekirdek çıkarmak için kullanılan bir cihaz. P2p ağlarında dağıtıcı. Tohum ekme aleti. Ekim makinesi.

Seed dressing : Tohum ilaçlama.

Seed corn : Tohumluk buğday (ingiliz ingilizcesi). Tohumluk mısır. Tohumluk mısır (amerikan ingilizcesi).

Seed cleaner : Tohum temizleme aleti. Temizleme makinesi.

Seed capsule : Koza. Çekirdek kapsülü.

Seed bed : İçerisinden genç bitkilerin büyüdüğü yer. Bitki fidanlığı.

İngilizce Seeded Türkçe anlamı, Seeded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seeded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Core : Çekirdek. Koçan. İçini çıkarmak. Dolgu. İç. Göbek. Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf, kor. Meyve göbeği. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe.

 

Seedings : Tohum ekme eylemi. Ekim. Tohum dikme eylemi. Tohumlama. Kura çekiliş sıralaması.

Disseminate : (bilgi) yaymak. Geçirmek. Yaymak (bilgi vb). (haber vb) yaymak. (haber veya fikir vb) yaymak. Saçmak. Yaymak. Neşretmek.

Disseminating : Saçmak. Yaymak. Yaygınlaşan.

Sow : Zeretmek. Ekmek (tohum vb). Ekmek. (tohum) saçmak. Dikmek. Erimiş maden oluğu. Dişi domuz. Erimiş metali kalıplara aktaran kanal. Yaymak.

Disseminates : Yaymak (bilgi vb). Neşretmek. (haber veya fikir vb) yaymak. Yaymak. Geçirmek. (bilgi) yaymak. Saçmak. (haber vb) yaymak.

Stone : Çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin). Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Değerli taş. Çekirdek (etli meyvelerde). Taşa tutmak. Mücevher. Taş. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Meyve çekirdeği.

Inseminates : Döllemek. Kafasına sokmak. Aşılamak. Telkin etmek. (tohum) ekmek. Tohumlamak. Ekmek.

Inseminate : Döllemek.

Stones : Taş döşemek. Taşlamak. Taşa tutmak.

Seeded synonyms : pit, seed, seedless, drills, sowed, seeding, drill, seedy, seminate, inseminating.

Seeded zıt anlamlı kelimeler, Seeded kelime anlamı

Seedy : Partal. Pejmürde. Perişan. Rahatsız. Keyifsiz. Tohumlu. Eski püskü. Hasta gibi. Çekirdekli. Kılıksız.

Seedless : Tohumsuz. Çekirdeksiz.