Seepages türkçesi Seepages nedir
Seepages ingilizcede ne demek, Seepages nerede nasıl kullanılır?
Oil seepage : Petrol sızıntısı. Petrolün doğal olarak az çıktığı kaynak.
Seepage : Yüzey suyunun topraktan geçerek aşağılara yönelmesi hareketi. Sızıntı. Sızma. Sızan sıvı. Sızan miktar.
Seep away : Giderek kaybolmak. Sızarak akmak. Gitgide azalmak. (sıvı) sızıntı yapmak.
Seep in : Anlaşılmak.
Seep into : İçine sızmak.
Seepy : Sızabilen. Süzülebilen.
Seep : Kaçmak. Süzülmek. Kaçak (su). Sızmak. Sızdırmak. Küçük gözeneklerden sızmak. Sızıntı yapmak. Sızıntı durumda çıkmak.
Seeping : Sızma. Sızan. Süzülmek. Sızmak.
Seeped : Sızmak. Süzülmüş. Süzülmek. Sızmış.
İngilizce Seepages Türkçe anlamı, Seepages eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seepages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Leakages : Akıntı. Kaçak. Sızıntılar. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler. Akma. Sızıntı miktarı. Fire.
Exudation : Eksudasyon. Ekzudasyon. Akma. Eksüdasyon. Damar duvarlarından veya doku yüzeyinden dışarıya, proteinden zengin, lökosit içeren sıvı sızması. Terleme. Dışarı sızma. Gözenekten dışa atım. Ter. Bir hücre, organ ya da organizmadan zar, delik ya da bez aracılığıyla dışarı madde çıkarılması.
Droppings : Gübre. Damlayan şeyler. Ters. Damlalar. Birikinti. Hayvan dışkısı.
Ooze : Kaçak yapmak. Sızdırmak. Balçık. Kaçmak. Işımak. Kaçırmak. Bataklık. Yaymak. Sulu çamur. Sızmak.
Flow : Yükselmek (deniz). Basmak. Akıp gitmek. Akıntı yapmak. Dökülmek (elbise veya kumaş vb belirli bir şekilde). Dökülmek. Akıntı. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Akıcı olmak. Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı.
Emanation : Fışkırma. Yayılma. Radyoaktif gaz. Ortaya çıkma. Çıkan şey. Dışarı akma. Çıkan gaz. Radyoaktif maddelerin ışın yayımı.
Effluxes : Dışarı sızma. Dışarı akış. Akış. Akıntı. Dışarı akma. Akma. Atık su.
Oozes : Meşe kabuğu suyu. Balçık. Yaymak. Duyulmak. Işımak. Kaçmak. Sızdırmak. Sızmak. Kaçak yapmak.
Outflow : Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması olayı. Boşalma. Dışarıya akan. Dışarıya akan miktar. Lav taşması. Dışarı akma. Taşma. Akan miktar.
Dropping : Sarkma cam biçimlendirme. Birikinti. Gübre. Düşme. Atma. Düşürme. Damlama. Damlayan. Damlatma.
Seepages synonyms : outflowing, leak, infiltration, creep, leaking, creeps, exuding, efflux, infiltrations, creepages, oozing out, creepage, leakage, transudation, oozing, seepage, flowing, emanations, exudations.

Bu kısımda Seepages kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seepages ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seepages anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seepages ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.