Droppings türkçesi Droppings nedir

Droppings ingilizcede ne demek, Droppings nerede nasıl kullanılır?

Dropping a brick : Pot kırma.

Dropping bottle : Damlalıklı şişe. Damlalık şişe. Damlatma şişesi.

Dropping cock : Damlalıklı musluk.

Dropping glass : Pipet. Cam damlatma şişesi.

Dropping mercury electrode : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Damlar cıva kıvılucu. Kılcal bir cam boru ucunda, arka arkaya damlatılan cıvanın oluşturduğu elektrot. Cıva damla elektrotu. Organik özdeciklerin yükünleşme niteliklerini bulmak için kullanılan kıvıluç.

Eavesdropping : Gizlice dinleme. Gizlice dinlemek. Kulak kabartmak. Gizli dinleme. Kulak misafiri olmak.

Dropped acoustic ceiling : Ses dağılımının denetiminde kullanılan ve kaldırılıp indirilebilen tavan. Asılı yankıdüzen tavanı.

Name dropping : Ünlülerden sık sık bahsetme.

Dropped : Alçalmak. Öldürmek. Çıkarmak. Kesilmek. Metinde. Atmak. Dalmak. Söylemek. Bırakmak. Düşürmek.

Namedropping : Diğerlerini etkilemek ve daha önemli görünmek için önemli veya ünlü kişilerden yakın arkadaşlarıymış gibi bahsetmek.

İngilizce Droppings Türkçe anlamı, Droppings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Droppings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chip : Kırılgan olmak. Kırılmak. Kırıntı. Havalandırmak top. Yontmak. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yonga. Kenarından parça koparmak. Takılmak. İz.

Talus : Moloz. Ayak bilek kemiklerinden topuk kemiğinden sonra ikinci büyük kemik, talus, astragalus. Yokuşun dibindeki kaya parçaları. Talus. Aşık. Ayak bileği. Meyil. Şev. Kaya yığını.

Scat : Tabanları yağlamak. Caz müziğinde anlamsız hecelerle şarkı söylemek. Kaçmak. Hemen uzaklaşmak. Uzamak. Anlamsız hecelerle caz söyleme tekniği. Yaylanmak. Anlamsız hecelerle şarkı söylemek (caz).

Alien : Başka bir ülkeden gelen kişi. Başka bir ülkeye ait. Yaratık. Değişik. Uymayan. Uzaylı. Karşıt. Yabancı. Ecnebi.

Scats : Anlamsız hecelerle caz söyleme tekniği. Kaçmak. Caz müziğinde anlamsız hecelerle şarkı söylemek. Yaylanmak. Tabanları yağlamak.

Scating : Yaylanmak. Kaçmak. Anlamsız hecelerle caz söyleme tekniği. Kavlak düşürme. Caz müziğinde anlamsız hecelerle şarkı söylemek. Tabanları yağlamak.

Fertilisers : Gübreler. Toprağı zenginleştirmek için eklenen organik veya kimyasal madde (ör. gübre). Hamile bırakan veya dölleyen kimse veya şey. Suni gübre. Dölleyici.

Backwards : Arkaya. Geçmişe. Ters olarak. Arka tarafa. Tersine. Geriye. Geri geri. Geri. Geriye doğru.

Exudations : Dışarı sızma. Salgılama eylemi. Gözenekten dışa atım. Akma. Ter. Dışarı sızan şey. Terleme. Sızma. Eksudasyon.

Creepage : Yayılma. Akış. Kaçak yolu. Dağılma. Akım kaybı. Kayma.

Droppings synonyms : cowpie, buffalo chip, cow pie, cow chip, pigeon droppings, sediment, muck, ordure, dunged, stool, acrimonious, effluxes, bm, exudation, efflux, leakages, creep, fertiliser, bad tempered, creeps, scatting, agin, dung, creepages, dejection, coprolite, back, dropping, emanations, conglomerations, awry, faecal matter, accumulation.