Segue türkçesi Segue nedir

  • İki şarkı ya da iki fikir arasında aralıksız geçiş yapmak.
  • Bir faaliyet şarkı veya fikir ile diğeri arasında kesintisiz geçiş yapmak.

Segue ile ilgili cümleler

English: We have some houseguests.
Turkish: Misafirlerimiz var.

English: Tom showed up unannounced the other day and now we have a houseguest.
Turkish: Tom, geçen gün haber vermeden çıkageldi. Şu an misafirimiz.

Segue ingilizcede ne demek, Segue nerede nasıl kullanılır?

Segued : Bir faaliyet şarkı veya fikir ile diğeri arasında kesintisiz geçiş yapmak. İki şarkı ya da iki fikir arasında aralıksız geçiş yapmak.

Segues : Bir faaliyet şarkı veya fikir ile diğeri arasında kesintisiz geçiş yapmak. İki şarkı ya da iki fikir arasında aralıksız geçiş yapmak.

Houseguest : Misafir. Gece yatısına gelen misafir. Şahsi bir evde misafir olan kimse. Ev misafiri.

Seguing : İki şarkı ya da iki fikir arasında aralıksız geçiş yapmak.

Wiseguys : Ukala. Bilmiş. Ukala dümbeleği. Mafya üyesi.

Seg : Segment. Bir tevizyon dizisinin bölümü (argo terim). Bölüm.

Segment mark : Bölüt imi. Kesim işareti.

Segment saw : Parçalı testere.

Segmental aplasia : Bir organın herhangi bir kısmının, halkasının veya parçasının doğuştan biçimlenmemiş olması. Segmental aplazi.

Segev : Bir erkek ismi (ibranice).

 

İngilizce Segue Türkçe anlamı, Segue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Segue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transition : Değişme. Hal değişikliği. Dönüşüm. Bir durum, evre ya da biçimden ötekine niteliksel değişim. Hakkın bir kişiden başkasına geçmesi. Geçme. Çeşitli etkenler yüzünden, dizgenin bir nicem durusundan başka bir nicem durusuna atlaması. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Geçiş. Bir öğecik eksiciğinin ya da bir çekirdeğin uyarılmış bir halden daha düşük erkeli kararlı bir hale dönmesi ya da bunun tersi olay; geçişler belli tutarda erke salımı ya da erke soğurumu ile olur.

Proceed : Çıkmak. Girişmek. Davranmak. İlerlemek. Dava etmek. Dava açmak. Devam etmek. Sürmek. Doktor ünvanı kazanmak.

Carry on : Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Devam ettirmek. Yapmak. İlişkisi olmak. Kırıştırmak. Peşini bırakmamak. Yürütmek. Devam etmek. Şamata etmek. Sürdürmek.

Passage : Seyircilerin yerlerine gitmeleri için seyir yerinde bulunan geçiş yeri. Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. bitki doku ya da aşısının birbirini takip eden bölünmelerinden sonra besi yerinin belirli aralıklarla değiştirilmesi. pasaj. Dar yol. Kültür mikroorganizmalarının taze bir besi yeri ortamına aktarma işlemi. Bölüm. Akış. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Bent. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pasaj.

Continue : Ertelemek. Devamı gelmek. Devam ettirmek. İdame etmek. Devam etmek. Uzatmak. Sürmek. Sürdürmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Dayanmak.

Go on : Gelmek (ışık). Davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde). Olmak. Geçmek (zaman). Konuşup durmak. Güvenmek. Devam etmek. Yerine geçmek. Sürmek. İleri gitmek.