Selecting türkçesi Selecting nedir

Selecting ile ilgili cümleler

English: Tom did a pretty good job of selecting music for the dance.
Turkish: Tom, dans için müzik seçimi konusunda iyi bir iş çıkardı.

Selecting ingilizcede ne demek, Selecting nerede nasıl kullanılır?

Error selecting drive : Sürücü seçme hatası.

Electronic program selecting : Elektronik kanal seçme. Elektronik oluk seçme. Her biri bir oluğa ayarlanabilen düğmeler ve bunlara bağlı elektronik devreler yardımıyla gerçekleştirilen oluk seçimi. mekanik oluk seçiminin karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Mechanical program selecting : Üzerinde, almacın izleyebileceği oluk sayısı kadar uç bulunan bir anahtarın döndürülmesiyle yapılan oluk seçimi. elektronik oluk seçmenin karşıtı. Mekanik oluk seçme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Deselecting : Çıkar. Seçimden çıkart. Seçimi kaldırma. Seçmeyi iptal etmek (bilgisayar). İptal etmek. Seçimden çıkar. Seçimi iptal etmek. Seçimin iptali. Seçimi kaldır. Seçimi kaldırmak.

Preselecting : Ön seçme. Ön seçmeli. Önceden seçmek. Kurmak.

Selection committee : Seçici komite. Teklif komitesi. Seçme komitesi. Seçici kurul. Proje seçim komitesi.

Selection bar arrow : Seçim çubuğu oku.

 

Selection area : Seçim alanı.

Selectins : Selektin. Lenfosit ve endotelyum hücreleri üzerinde bulunan, transmembran yapısındaki glikoproteinler; p-selektin trombosit ve endotelyum hücrelerinde, e-selektinler endotelyum hücrelerinde ve l-selektinler lökosit hücre zarlarında bulunan adezyon molekülleri. Selektinler.

Selection behavior : Seçim davranışı.

İngilizce Selecting Türkçe anlamı, Selecting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sorting : Sıralama. Ayırma (maden). Tavuklama. Tasnif etme. Çeşitleme. Türlere göre ayırma. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Parçaların boylarına, biçimlerine ve yoğunluklarına göre sıralanarak çökeltiımesi. Sıralam.

Coloration : Boyanma. Kolorasyon. Boyama. Renklenme. Renklendirme.

Willing : Gönülden. İsteme. İhtiyari. İçten gelen. Candan. Gönülden gelen. İstekli. Hevesli. Hazır. Gönüllü.

Determination : Saptama. Belirlenme. Belirlenim. Tespit. Belirleme. Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı. Gereklilik. Karar. Hüküm. Tahdit.

Scrapping : Çatışmak. Çürüğe çıkarmak. Hurdaya ayırma. Ufalamak. Parçalamak. Hurdaya ayırmak. Kavga etmek. Hurda olarak kullanmak. Iskartaya ayırmak. Iskartaya çıkarmak.

Choosing : Seçi. Seçim.

Casting : Olta atma. Plan. Dökme. Atış. Dökmecilik. Döküm. Astar sıva. Oyuncu kadrosu. Oyuncu seçme.

Despicableness : İğrençlik. Aşağılık olma durumu. Aşağılık. Alçakça olma durumu. Menfurluk.

Picky : Titiz. Müşkülpesent. İnce eleyip sık dokuyan. Mızmız. Zor beğenir.

 

Picker : Pamuk atma makinesi. Alıcı. Toplayıcı.

Selecting synonyms : abjectness, cowardice, coward, choosiest, overfastidious, choosey, culling, sampling, dirt, pickiest, pickers, choice, pickier, contemptibility, elisor, excerpting, contemptibleness, opting, balloting, housecleaning, ignominies, conclusion, baseness, enormity, co optation, sifting, analectic, choosier, selector, eclectics, ballot, pick, election.

Selecting zıt anlamlı kelimeler, Selecting kelime anlamı

Undiscriminating : Görüşü olmayan. Farkı farkedemeyen.

Nonreflective : Yansıtmaz. Yankısız. Aksettirmeyen. Yansıtıcı olmayan. Yansıtmayan. Yansımaz.