Picky türkçesi Picky nedir

Picky ile ilgili cümleler

English: Ali isn't picky about what he eats.
Turkish: Ali ne yediği hakkında seçici değil.

English: Ali is a picky eater.
Turkish: Ali seçici bir yiyici.

English: Ali is picky about what he wears.
Turkish: Ali ne giydiği hakkında seçici.

English: Ali is very picky about what he eats.
Turkish: Ali yediği hakkında çok seçici.

English: Ali is picky about what he eats.
Turkish: Ali ne yiyeceği hakkında seçici.

Picky ingilizcede ne demek, Picky nerede nasıl kullanılır?

Nitpicky : Ayrıntılarla ilgilenen. Son derece titiz. Ayrıntılarca son derece ilgilenen. Aşırı titiz. Kılı kırk yaran. Aşırı derecede eleştiren.

Pick a back : Sırtında. Sırtına alarak. Omuzda. Omzunda. Sırtta.

Pick a fight : Çıngar çıkarmak. Kavga çıkarmak.

Pick a quarrel : Aranmak. Kavga çıkarmak. Çıngar çıkarmak.

Pick and choose : Titizlikle seçmek. Çok dikkatli seçmek. Özenle seçmek.

Pick apart : Çekiştirmek. Paramparça etmek. İnsafsızca eleştirmek. Olumsuz eleştirilerde bulunmak. Hata bulmak. Çürütmek (savı). Yanlış bulmak.

Pick oakum : Üstüpü kullanmak. Hapishanede yatmak. Kodesde yatmak.

Pick off : Bir bir vurmak (silahla). Kurşuna dizmek. Teker teker vurmak. Koparmak. Alıp götürmek. Birer birer vurmak. Kaldırmak.

 

Pick holes in : Yanlışları bulmak. İnce alay etmek. Kusur bulmak. Hata bulmak. Yanlışları ortaya çıkarmak. Bir savı çürütmek. İnce eleyip sık dokumak.

Pick from list : Listeden al.

İngilizce Picky Türkçe anlamı, Picky eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Picky ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discriminating : Farkı görebilen. Ehil. Ayıran. Fark gözeten. Ayırıcı. Farklı. Ayırt eden. Ayrıcalık yapan.

Capernoited : Hafif alkollü veya çakırkeyf. Hiç memnun olmayan. Dırdır eden.

Choosey : Zor beğenen. İnce eleyip sık dokuyan (ayrıca choosy).

Cleanlier : Temiz bir biçimde. Pak. Temiz bir şekilde. Temizliğe dikkat eden. Temizce. Temiz.

Pickers : Toplayıcı. Pamuk atma makinesi. Alıcı.

Bitchy : Kıl. Fahişe yaratılışlı. Cadaloz. Şirret. Gıcık. Her şeyde kusur bulan. Kaknem. Cadoloz.

Finical : Kılı kırk yaran. Çok titiz. Zor beğenen.

Crab : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Kasık biti. Eleştirmek. Dırdır etmek. Homurdanma. Mızmızlık. Sızıldanmak. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Eklem bacaklı hayvanlardan, kabuklular (crustacea) sınıfının, karapaksı geniş ve yuvarlak, 9-12 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan, yenen bir türü. pavurya. Vinç.

Growly : Hırıltılı. Alıngan. Höthöt. Durmadan sızlanan. Homurdanan. Hırıltı sesi olan. Kükreyen. Şikayet eden. Dırdırcı. Hırçın.

Choosiest : Zor beğenen. En seçici. Detaycı.

Picky synonyms : grader, choosier, captious, fussy, hard to please, daintier, bawler, crybaby, grouchier, delicates, overfastidious, daintiest, elisor, grumbling, particular, bawlers, careful, pickiest, hesitant, carefuller, grouchiest, delicate, selective, fussiest, cleanliest, exacting, pickier, finicky, picker, choosy, dainty, fastidious, selector.

Picky zıt anlamlı kelimeler, Picky kelime anlamı

Picky antonyms : unfastidious.